YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2188
KARAR NO : 2022/13253
KARAR TARİHİ : 27.10.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davası üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen 28.09.2020 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelendi gereği görüşüldü.
KARAR
Davacı vekili, 20.04.2014 tarihinde … plakalı araç sürücüsünün davalıya ait işyeri önünde seyir halinde iken yola dökülen sabunlu suyun üzerinden geçmesi neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybederek müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı bulunan … plakalı araca çarptığını, araçta meydana gelen hasar nedeniyle sigortalısına hasar bedelini 24.000,00 TL olarak ödediğini, 8.600,00 TL sovtaj tenzili yapılarak 15.400,00 TL’den 7.700,00 TL’nin 34 DK 4754 plakalı aracın sigortası tarafından karşılandığını, bakiye 7.700,00 TL kısmın karşılanmaması üzerine davalı aleyhine yapılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, meydana gelen olayda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davaya konu kazanın oluşumunda dava dışı araç sürücüsü …’ın kontrolsüz araç kullanması yanında davalının işlettiği yerden yola akan sabunlu suyun da etkili olduğu ve bu kabule göre oluşturulan 21.05.2015 tarihli ve 10.11.2017 tarihli raporlardaki kusur oranına iştirak edilerek davalı işletmenin %30 oranında kazanın oluşumuna etki eden kusurunun varlığının benimsendiği, davacı taraf müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına dayandığından TBK 61. madde hükmüne göre zararın tamamından müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Ankara 12. İcra Müdürlüğü’nün 2014/21499 sayılı dosyasından başlatılan takibe davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin; 7.700,00 TL asıl alacak, 361,90 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.061,90 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar %11,75 oranını aşmamak üzere değişen oranlı avans faizi işletilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dava, sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuen tahsiline dair başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Mahkemece benimsenen kusura ilişkin 21.05.2015 tarihli ve 10.11.2017 tarihli bilirkişi raporlarında; davalıya ait iş yeri önünde … plakalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen kazada … plakalı araç sürücüsünün 70 oranında, davalıya ait oto yıkamanın yapıldığı iş yerinde köpüklü suyun yola aktığı ve dava dışı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetine kaybetmesine neden olduğu gerekçesiyle % 30 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, mahkemece davacı tarafın müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına dayandığından bahisle TBK 61. madde hükmüne göre zararın tamamından davalının müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, ancak dava dilekçesinde müşterek ve müteselsil talepte bulunulmadığı anlaşılmaktadır.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu’nun 61. ve 62. maddelerinde düzenlenmiş bulunan teselsül kuralları, birden çok kişinin birlikte bir zarara yol açması ve aynı zarardan dolayı sorumlu olmaları durumuna ilişkin olup zarara yol açanlar ile zarar gören arasındaki ilişkinin düzenlenmesine yöneliktir.
Eldeki dava, rücuen tazminat istemine ilişkin olup, tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, davamızın alacağı değil bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur. Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Diğer bir deyişle; olay nedeniyle davacı … tarafından ödenen zarar miktarı, kusuru oranında sorumlulara rücu edebilir. Şu halde; rücuda teselsül olmayacağından ve davalıya bilirkişi raporu ile % 30 kusur izafe edildiği dikkate alınarak hüküm tesis edilmesi gerekirken anılan yön gözetilmeden verilen kararın bozulması gerekmiştir.
2. Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 27.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.