Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/10013 E. 2022/15255 K. 23.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10013
KARAR NO : 2022/15255
KARAR TARİHİ : 23.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 6183 sayılı yasanın 24. ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 17 Hukuk Dairesi’nin 18.10.2016 gün, 2014/18372 E- 2016/9085 K sayılı ilamında “…. takip konusu vergi borcuna ilişkin davalı … San. ve Tic. AŞ. tarafından davacı aleyhine İzmir 4.Vergi Mahkemesinin 2006/1067 Esas 2008/44 Karar sayılı dosyası ile dava açıldığı, anılan dosyanın temyiz aşamasında olup kesinleşmediği anlaşıldığından öncelikle Mahkemece anılan dosyanın kesinleşmesi beklenerek şirketin davasının reddine ilişkin hüküm mevcut haliyle kesinleştiği takdirde, kanuni temsilci olduğu iddia edilen davalı …’in belirtilen yasal düzenlemeler gereğince kanuni temsilci olup olmadığı dolayısıyla şirket borcundan sorumlu olup olmadığının, şirket kayıtları incelenerek belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi ” gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın açıldığı tarih itibariyle davalı şirketin sicilden terkin edilmiş olması sebebiyle dava ehliyeti bulunmadığı, davanın, tasarrufun iptali davası olması sebebiyle, davalılar arasında şekli anlamda zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu, husumet ehliyeti, 6100 sayılı HMK’nın 114/d maddesi gereğince dava şartı niteliğinde olduğu ve aynı Kanun’un 115. maddesi gereğince davanın her safhasında ve re’sen nazara alınması gerektiği, davalı şirketin, ihyası için, davacı tarafa usulüne uygun süre ve imkan tanındığı ve sonuçlarının ihtar edildiği, tanınan süre içerisinde gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmakla; davanın, taraf teşkili dava şartı eksikliği nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali davasıdır.
İptal davaları, 6183 sayılı Yasanın 25. maddesine göre aralarında mecburi dava arkadaşlığı olan borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan kişiler aleyhine açılması gerekir. Taraf teşkili davanın görülebilme koşullarından olup mahkemece re’sen nazara alınmalıdır.
Somut olayda; bozma ilamı doğrultusunda mahkemece yapılan araştırma neticesinde; davalı …’in davalı … San ve Tic. A.Ş.’nin yönetim kurulu üyesi olduğu, yönetim kurulu üyeliği sebebi ile davalı şirketin borçlarından müşterek ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu, davacı tarafından davalı … aleyhine takip yapılıp aleyhine ödeme emri düzenlendiği, ödeme emrinin 08.03.2012 tarihinde tebliğ edildiği, davalı … aleyhine haciz varakalarının da bulunduğu, dava konusu İstanbul İli, … İlçesi, 3978 ada, 2 parselde bulunan A Blok 5. normal kat, 28 numaralı bağımsız bölümün davalı … adına kayıtlı iken, 19.06.2012 gün, 16090 yevmiye ile 70.000 TL bedel ile davalı …’e devredildiği anlaşılmıştır.
Söz konusu tasarruf işleminde davalı … San ve Tic. A.Ş nin herhangi bir tasarrufunun bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre; davalı … San ve Tic. A.Ş aleyhine husumetten red kararı verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değildir.
2- Ayrıca; dava konusu tasarrufun kanuni temsilci sıfatı ile … ile davalı 3. kişi … arasında yapılmış olmasına göre 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddelerinin ayrı ayrı değerlendirilerek davanın esasına girilmesi, taraf delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi de isabetli görülmemiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 23.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.