Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/1831 E. 2023/4600 K. 31.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1831
KARAR NO : 2023/4600
KARAR TARİHİ : 31.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/87 E., 2016/358 K.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Uzunköprü 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli ve 2016/87 Esas, 2016/358 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2021 tarih, 2016/206397 sayılı tebliğnamesi ile sanığın, katılanı defalarca araması nedeniyle mahkumiyetine yeter delil bulunduğundan bahisle hükmün bozulması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanık tarafından katılanın bir çok kez arandığı arama sürelerinin çoğunlukla kısa olduğuna ve bir çoğunun sıfır saniye olduğuna, yani katılan tarafından aramaya cevap verilmediğine, tarafların daha önceden tanışmaları nedeniyle katılanın bazı aramalara cevap vermesinin suçun sübutuna etki etmeyeceğine, sanığın katılanın evinin önüne gelme ve kısa mesaj gönderme gibi hukuka aykırı diğer davranışları yönünden bir değerlendirme yapılmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkeme gerekçesinde “Sanık hakkında mahkememizce yapılan yargılama neticesinde sanık savunması, katılan beyanı, HTS raporu, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar Uzunköprü Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçundan dolayı mahkememize kamu davası açılmış ise de katılanın beyanlarında sanığın sürekli olarak kendisini telefon ile aradığını ve mesajlar gönderdiğini, bu şekilde kendisini rahatsız ettiğini söylediği, sanığın ise savunmasında suçlamayı kabul etmeyerek kendisini aradığını kabul ettiği ancak bu aramalarının kendisi ile anlaşmak niyetiyle olduğunu söylediği, TİB vasıtasıyla elde edilen HTS kayıtların incelenmesinde sanığın katılanı aradığı ancak bu aramaların 3-5 saniye gibi kısa görüşmeler olmayıp 30-40-50 saniyelik ve bazen de daha fazla olduğunun görüldüğü, bu durumda katılanın da kendisini arayan sanık ile muhatap olduğunun anlaşıldığı, sanığın üzerine atılı suçun ancak özel kast ile işlenebilen bir suç olduğu ve sanığın sırf katılanın huzur ve sükununu bozmak maksadıyla kendisini aramış olsa idi katılanın kendisi ile görüşme yapmaması gerektiğinin mahkememizce değerlendirilmiş olduğu, bu durumda sanık savunmasına itibar edilerek sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeter derecede her türlü şüpheden uzak, kesin, net ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ” denilmiştir.

2.Sanık savunmasında “Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Müşteki benim eşimle aramın bozuk olduğu bir dönemde duygusal anlamda ilişki yaşadığım bir kişidir. 3 yıl beraberlik yaşadık. Sonrasında ben eşime dönünce kendisi kabullenemedi ve yatak odasında çektiği görüntüleri kaydettiğini öğrendim bu nedenle sürekli kendisine ulaşmaya çalıştım, ben eşime dönmüştüm, eşimin bu görüntüleri görmesini istemiyordum. Benim kendisini rahatsız etmek gibi bir kastım yoktur.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

3.Katılan ifadesinde “Sanık ile yaklaşık 2-2,5 sene kadar duygusal anlamda bir beraberlik yaşadık. Ben ayrılmak isteyince sanık bunu kabul etmek istemedi bu nedenle sürekli olarak kapıma gelerek telefon ile arayarak ve mesaj göndererek beni rahatsız etmektedir, şikayetçiyim, cezalandırılmasını talep ederim” şeklinde beyanda bulunmuştur.

4.Katılanın kullanmakta olduğu telefona ait 25.11.2015-26.01.2016 tarihleri arasındaki görüşmeleri içerir HTS kayıtlarının dosya içerisinde mevcut olduğu görülmüştür.

IV. GEREKÇE
Katılanın cep telefonu numarasına ait 25.11.2015-26.01.2016 tarihleri arasındaki HTS kayıtlarının incelenmesinde sanığın katılanı özellikle katılanın şikayetine konu 25.11.2015 tarihinde saat 20.05 ila 00.47 saatleri arasında defaten aradığı ve mesaj attığı, görüşmelerin çoğunun kısa süreli olduğu, bu görüşmelerin ardından katılanın polisi aradığı ve sanığın, katılanın evinin önünde yakalandığı değerlendirildiğinde; sanığın huzur sükun bozma kastıyla hareket ettiğinin kabulü gerektiği anlaşılmakla, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek unsurları oluşan suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Uzunköprü 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli ve 2016/87 Esas, 2016/358 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.