YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8875
KARAR NO : 2010/12930
KARAR TARİHİ : 14.07.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davalı kadının boşanmadan sonra asgari ücretle çalışmaya başladığı, yoksulluğunun ortadan kalktığı ileri sürülerek, aylık 150 TL yoksulluk nafakasının kaldırılması talep ve dava edilmiş;
Mahkemece, davalının sigortalı çalıştığı, davacının memur olduğu, tarafların mali durumunun aynı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
TMK’nun 176.maddesine göre “irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır.
Tarafların mali durumlarının değişmesi ve ya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 7.10.1998 tarih ve 2-656-688 sayılı ilamında da kabul edildiği gibi “….yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların” yoksul kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki, HGK’nun yerleşik kararlarında “Asgari ücretle çalışılmakta bulunulması” yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu olarak kabul edilmemiştir (HGK.7.10.1998 gün ve 1998/2-656 E.-1998/688 K., 26.12.2001 gün ve 2001/2-1158-1185 Karar).
HGK.nun 28.2.2007 tarih ve 2007/3-84 E-95 Karar sayılı ilamında da “Asgari ücretle çalışılmakta bulunulması” yoksulluğu ortadan kaldıracak bir olgu olarak da kabul edilmemiştir.
Davacının hizmetli olarak 1020 TL maaş aldığı, davalı kadının ise bir şirkette asgari ücretle çalıştığı, başka geliri olmadığı tesbit edilmiştir.
Somut olayda, davalı kadının asgari ücreti ile nafaka toplamı, davacı kocanın almış olduğu aylık geliri ve Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamaları birlikte değerlendirildiğinde, davalının yoksulluktan kurtulamadığının kabulü gerekir.
Mahkemece, davalının düzenli ve sabit bir işinin olup olmadığı araştırılarak, TMK.nun 4.maddesi uyarınca hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yoksulluk nafakasının tümden kaldırılması şeklinde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.7.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.