YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/13230
KARAR NO : 2010/16623
KARAR TARİHİ : 03.11.2010
Kasten yaralama suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 87/1-c, d, son, 3, 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık … ve …’in katılan …’e karşı işlediği kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 31/3, 52/2. maddeleri uyarınca 1.600 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca sanıklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına,
Sanık … …’ın, katılan …’e karşı işlediği kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 31/3, 52/2. maddeleri uyarınca 1.600 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, dair Akhisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/09/2009 tarihli ve 2008/230 esas, 2009/502 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 29.07.2010 tarih ve 49488 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2010 tarih ve 2010/230356 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur İhbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre;
1- Sanık …’in işlediği kasten yaralama suçuna yönelik olarak
Sanığın işlemiş olduğu hayati tehlike meydana getirir şekilde, kemik kırığı, yüzde sabit eser oluşturan kasten yaralama suçuna yönelik olarak hüküm kurulurken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1. maddesi gereği temel ceza belirlendikten sonra aynı Kanun’un 87/1- son. maddesi gereğince bir kat arttırım yapılması ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca kemik kırığından ceza artırımını öngören anılan Kanun’un 87/3. maddesi gereğince cezada arttırıma gidilmek suretiyle sanık hakkında fazla cezaya hükmolunmasında,
2-Sanıklar … … ve …’in katılan …’e karşı işledikleri kasten yaralama suçuna yönelik olarak;
19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’un. 40.maddesi ile değiştirilen 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi gereğince haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen çocuklar açısından denetim süresinin 3 yıl olması gerektiği gözetilmeden 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına karar verilmesinde,
3-Sanık … …’ın katılan …’e karşı işlediği kasten
yaralama suçuna yönelik olarak;
08/02/2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun kararda değerlendirilmemesinde, isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Sanık … hakkında yaralama suçundan kurulan hükme yönelik kanuna yararına bozma isteminin incelenmesinde;
Yaralama eyleminin mağdurda TCK’nın 87. maddesi kapsamında birden fazla sonucu aynı anda oluşturması durumunda sanığa verilen cezanın 87. maddeye göre ancak bir kez artırılabileceğinin gözetilmeden 86/1, 87/1 maddelerine göre uygulama yapıldıktan sonra 87/3 maddesi uyarınca cezanın tekrar artırılması suretiyle fazla ceza tayini,
2- Sanıklar … … ve …’in katılan …’e yönelik yaralama suçlarından haklarında kurulan hükümlere ilişkin kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 5560 sayılı Yasanın 40. maddesi ile değişik 23.maddesinde, 18 yaşından küçükler hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde denetim süresinin 3 yıl olacağı öngörülmekle, fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmayan sanıklar hakkında denetim süresinin 5 yıl olarak belirlenmesi,
3- Sanık … …’ın katılan …’e yönelik yaramala suçundan kurulan hükme ilişkin kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde;
08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesinin 1.fıkrası uyarınca, CMK.nın 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ile soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının kararda tartışılmaması kanuna aykırı olduğu anlaşıldığından açıklanan gerekçelerle ilgili hükümlerin kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Buna göre;
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden; Akhisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/09/2009 tarihli ve 2008/230 esas, 2009/502 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.