YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7531
KARAR NO : 2010/9352
KARAR TARİHİ : 27.05.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6.031,32 TL alacak için itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın 3.300,00 TL alacak için kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı; … plakalı aracını 8.500.TL karşılığında davalıya sattığını, araç bedeline karşılık davalının kendisine 3.300.TL bedelli çek verdiğini, bu çeki ciro ederek … isimli şahsa verdiğini, davalının çekin bedelini ödeyerek …’ den geri aldığını, ciro ederek … Dış Ticaret Ltd Şti’ ne verdiğini, aleyhine yapılan takip sonucunda çek bedelini kendisinin ödemek zorunda kaldığını, bu sebeple davalı aleyhine … 1. İcra Müdürlüğünün 2009/882 esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, davalının haksız itiraz ettiğini beyanla, itirazın iptali ve % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece, davalının gerek kollukta, gerekse Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifadesini içerir 12.07.2007 tarihli imzalı tutanakta taraflar arasındaki hukuki ilişkinin varlığını ikrar ettiğinden bahisle davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Bir hakkı dava etmek yetkisi hakkın sahibine aittir.
Taraflar aralarında araba alış-verişi olduğu belirtilmiş ise de, Ceza dosyasındaki 22.3.2005 tarihli satış anlaşması, sipariş fişi ve tanık olarak dinlenen …’ın beyanından araç satışının davalının temsilcisi olduğu … … Dağıtım isimli limited şirket ile davacının kardeşi … arasında olduğu, davaya konu çekinde yine bu şirket adına tanzim edildiği, ancak davacının da ciranta olarak imzasının bulunduğu, davalı gerçek kişinin hukuki ihtilaflarda taraf olmadığı anlaşılmaktadır. O nedenle davada öncelikle davalının husumet ehliyetinin incelenmesi gerekirken, bu konunun incelemesiz bırakılması doğru görülmemiştir.
Ayrıca kabule göre de; kanun aksini emretmedikçe iki taraftan her biri iddiasını dayandırdığı olguların varlığını işpat ile yükümlüdür (TMK.md.6).
Davalı, 3.cü kişiye çek bedelini ödemek üzere davacının kayınbiraderi …’a çek parasını kendisinin verdiğini ve onun tarafından … bankası havalesi ile ödendiğini beyanla, buna ilişkin …’la aralarında düzenlenmiş adi yazılı belge ve banka dekontu ibraz etmiştir. Davacı ise hem ceza tahkikatında, hem de bu davada ödemeye ilişkin makbuz sunacağını beyan etmiş, fakat sunmamıştır.
Davalının ikrarı, gerekçeli inkar şeklindedir. Davalı tanık dinlenmesine muvafakat ettiğini bildirmediğine ve alacak miktarına göre de tanıkla ispat mümkün olmadığına göre çek bedeli borcun 3. cü kişiye davacı tarafından ödendiğinin HUMK. nun 288. maddesinde belirtildiği şekilde belge ile ispatı zorunludur. Bu nedenle yazılı belge sunulmadan, iki tanık beyanı ile alacağın kabulü doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.