Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/22692 E. 2023/24009 K. 09.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22692
KARAR NO : 2023/24009
KARAR TARİHİ : 09.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/520 E., 2016/338 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında;
1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendinde düzenlenen hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine,
2. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 9 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca adlî para cezası seçenek yaptırımına çevrilmesine, aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca neticeten 3.780,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına ve 24 eşit taksitlendirmeye,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın jandarma personeline “Ulan” diyerek hakaret etmiş olmasına rağmen suçun yasal unsurları oluşmadığından beraat kararı verildiğine, sanığın suç ihbarını değerlendirmek üzerine olay yerine gelen ve etrafı kontrol etmeye çalışan jandarma görevlilerini tehdit etmesinin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu açık olduğu halde tehdit suçundan hüküm kurulduğuna ilişkindir.
Sanığın temyiz isteği; ifadeleri incelenerek kararın bozulması gerektiğine, verilen kararın telafisi olmayan sonuçlar doğuracağına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İhbar üzerine olay yerine gelen jandarma görevlileri, bir kamyonetin etrafını araştırırken araçta alkol alan şahıslardan sanığın ”Ulan buralarda köylerde gezmesi kolay, sıkıysa gelin ova bölgesine göreyim, sizi vururum, sizi öldürürüm” demek suretiyle hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davasının açıldığı, Mahkemece, taraf beyanlarından sanığın kamu görevlilerinin görevlerini yapmalarına engel olmadığı anlaşıldığından sanığın eyleminin tehdit suçunu oluşturduğu kabul edilmiş ve sanığın üzerine atılı hakaret suçunun yasal unsuru oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verildiği belirlenmiştir.
2. Sanık savunması, katılan, şikayetçi ve mağdurların beyanları, tanık H.T. ‘nin beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
3. Arama tutanağı, sanığa ait adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A.Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Tüm dosya kapsamı karşısında sanığın jandarma personeline yönelttiği söz bir bütün olarak değerlendirildiğinde, üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sanığın sözlerinin hakaret suçunun unsurlarını oluşturmadığının kabul edilmesi karşısında, sanık hakkında hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, aynı madde ve fıkranın (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuş olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiş, hükümde bu husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B.Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, dosya kapsamı dikkate alındığında sanığın eyleminin jandarma personelinin görevini yapmasını engellemek amacına yönelik olmadığı anlaşılmakla, Mahkemenin sanığın eyleminin tehdit suçunu oluşturduğuna dair kabulünde hukuka aykırılık görülmemiş olup yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1.6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun’un 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2.17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması sonucunda hapis cezasının “6 ay 7 gün” yerine “6 ay 9 gün” olarak belirlenmesi ve buna bağlı olarak da sonuç adli para cezasının 3.740,00 TL yerine 3.780,00 TL olarak fazla tayini,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından “CMK’nun 223/2-c maddesi” ibaresinin çıkarılarak yerine “5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi” ibaresinin eklenmesi suretiyle, HÜKMÜN Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B.Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.11.2023 tarihinde karar verildi.