YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/22731
KARAR NO : 2023/387
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/632-2021/636
SAYISI : 2021/İHK-23570
HÜKÜM/KARAR : Davalı İtirazının Kabulü/ Davanın Kısmen Kabulü
SAYISI : 2021/72391
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın davacının idaresindeki araca çarpmasıyla 14.10.2019 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda davacının yaralanıp malul kaldığını, davalının ödediği 54.210,00 TL’nin gerçek zararı karşılamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL. tazminatın kaza tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 01.06.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle, taleplerini 121.871,59 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya % 15 maluliyet ve tam kusur üzerinden hesaplanan 54.210,00 TL’nin 23.06.2020’de ödenmesiyle sorumluluklarının son bulduğunu, maluliyet ile zararın kapsamını kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazada tam kusurlu olduğu, davacının sunduğu raporda tespit edilen % 32 maluliyet oranı için, TRH Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği ile tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun karara esas alındığı, davacı yanca sunulan raporda bakıcı ihtiyacı süresi ve geçici işgöremezlik süresi tespit edilmediğinden, anılan alacak kalemlerine hükmedilmediği” gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 121.811,59 TL. bakiye sürekli iş gücü kaybı tazminatının 23.06.2020 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; karara esas alınan maluliyet raporunun ilgili yönetmeliğe uygun olmadığını ve aldıkları medikal raporla maluliyet % 15 olarak saptandığından çelişkinin giderilmesi gerektiğini, tazminat hesap biçiminin hatalı olduğunu, vekalet ücretinin tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5’i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…Uyuşmazlık Hakem Hakem Heyeti kararına esas alınan maluliyet raporunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde ve yetkili hastane tarafından düzenlendiği, davalının aldığı medikal raporla çelişkisinden bahsedilemeyeceği, nispi tam vekalet ücretine hükmedilmesinin uygun bulunduğu, tazminat hesabının TRH Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiği dikkate alınıp, anılan biçimde hesaplamanın yapıldığı aktüer raporunun karara esas alınması ile yeniden hüküm tesis edildiği” gerekçesiyle, davalı vekilinin diğer itirazlarının reddine, tazminat hesap biçimine ilişkin itirazın kabulü ile … kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisine, davanın kısmen kabulüyle 59.392,18 TL. bakiye sürekli iş gücü kaybı tazminatının 23.06.2020 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; … kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda ileri sürdüğü nedenlerle ve davadan önceki ödeme sonucu alınan ibra nedeniyle sorumluluklarının son bulduğunun gözetilmediğini belirterek, … kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tazminat hesaplamasının TRH Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği kullanılarak yapılması gerekliliği gözetilmeden, hatalı teknikle hesaplamanın yapıldığı rapora göre karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, … kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe:
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (2918 sayılı Kanun)’nun 85, 91 ve 111 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun)’nun 54 üncü maddesi, 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle, davacının tazminat alacağının TRH Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz ile hesaplandığı aktüer raporu karara esas alındığından, bu yöne ilişkin temyizde davalının hukuki yararının bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (2 ve 4 numaralı) paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davaya konu kazanın gerçekleştiği tarih (14.10.2019) itibariyle 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Bu yönetmeliğin 2 nolu ek cetveli olan engel oranları alan klavuzunun “kas iskelet sistemi” başlığı altında yer alan “omurgaya ait sorunlarda engellilik” maddesinde, engellilik belirlemesinin kriterleri düzenlenmiştir. Omurga sorunlarında engellilik belirlemesi için 2 model (yaralanma modeli veya tanı ilişkili değerlendirme ile eklem hareket genişliği modeli veya fonksiyonel model) öngörülmüş ve her iki modele göre yapılacak belirlemede de “engelin kalıcı ve stabil olması, son 12 ayda değişiklik olmaması” ve “patolojinin kalıcı ve stabil olması, yetersizliğin en az 1 yıldır devam ediyor olması” ölçütleri getirilmiştir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak İstanbul… Şehir Hastanesi tarafından (kaza tarihinden yaklaşık 8 ay sonra) düzenlenen 22.06.2020 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 32 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetveller kullanılarak belirleme yapılması yerinde olmakla birlikte, davacının kazadaki T5- T6 vertebra kırıkları nedeniyle oluşan omurga hasarı için yönetmelikteki 1 yıllık süre gözetilmemiş ve bu hususta bir değerlendirme de yapılmamıştır.
Açıklanan hukuki ve maddi olgular karşısında; davacının yeniden muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3. Trafik kazasında bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.
Diğer yandan; Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarih ve 2019/40- 2020/40 sayılı kararı ile; KTK’nın 90. maddesindeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir” bölümündeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; iş gücü kaybı tazminatı hesabında, yeni … Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir.
Somut olayda; davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için … tarafından alınan ve karara esas kabul edilen 04.08.2021 tarihli aktüer raporunda; TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre ve % 1,8 teknik faiz uygulanarak, işleyecek devre bakımından ise “devre başı ödemeli belirli süreli rant” yöntemi kullanılarak tazminat hesabı yapıldığı görülmektedir. Dairemizin içtihatları gereği hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun ve progresif rant tekniğinin kullanılması gerektiğinden, karara esas alınan rapor yeterli bir rapor değildir.
Açıklanan nedenlerle; davacı için, TRH 2010 Tablosu’na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından “progresif rant” formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
4.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla (nispi tam) vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
5.Davacının maluliyet oranının doğru biçimde tespitinden sonra ve yukarıda açıklanan biçimde tazminat hesabının yapılmasıyla, davalı sigortacının davadan önce yaptığı ödemenin yeterli olup olmadığı açıklığa kavuşacağından, 2918 sayılı Kanun’un 111 inci maddesinin 2 nci fıkrası gereği davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki davalı temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin, (3) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,
3. Değerlendirme bölümünün (5) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin belirtilen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ve davacıya iadesine,
Dosyanın, …’ne iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.