YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10740
KARAR NO : 2023/3665
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
¸
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2018 tarihli ve 2017/141 Esas, 2018/32 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58’inci maddesinin yedinci ve dokuzuncu fıkraları ile 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası, uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 09.07.2020 tarihli ve 2018/1252 Esas, 2020/541 sayılı Karar sayılı karar ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin yapmış oldukları istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 01.06.2021 tarihli ve onama ve bozma görüşlerini içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafilerinin hükme karşı temyiz sebepleri özetle;
1-Sanık … müdafi müvekkilinin atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delilin bulunmadığına, Bank … isimli bankada hesap açtırmasının örgüt üyesi olduğuna delil teşkil etmeyeceğine,
2-Sanık … müdafi örgüt üyeliği suçu için bazı kriterlerin aranması gerekirken müvekkiline bu suçun isnat edilemeyeceğine, evinde ele geçen cdlerin eski dönemlere ait olduğuna, ajandasındaki yazıların sadece düşünce aşamasında olduğuna ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İ.Ç. İsimli kişinin ihbarına konu olmaları üzerine haklarında soruşturma başlatılan sanıkların, savunması, tanık beyanı, banka kayıtları, ikamet aramasında ele geçen materyaller, doküman inceleme tutanakları, Emniyet Müdürlüğünden gelen yazı cevapları, adli raporlar, tespit tutunakları, nüfus ve adli sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde;
Sanıklardan Harun ve … haklarında: ev aramalarında el konulan materyaller ve özellikle Şüpheli …’e ait ajandalardaki FÖTE/PDY terör örgütüne duygusal bağ içeren farklı tarihlerde yazılardan ve bilhassa yine sanık …’e ait ciltlenmiş gri renkli büyük boy defterde: 01.01.2017 pazar yazan günlüğünde “bir de 15 Temmuz’da darbe tiyatrosuyla planlayanların planı birgün açığa çıkar inşallah ve onların gerçek yüzlerini görürüz. Cemaate ait ne varsa el konulup tasfiye edildi. Yakalayabildiklerini içeri attılar. Binlerce insanı işten attılar. Maalesef yokluğa mahkum ettiler. İnanıyorum ki bugünler de geçecek. Bu zulümler bitecek. Ben belediyede çalışan bir sözleşmeli personel olarak 26 gündür darbe tiyatrosunda sözde demokrasi nöbeti tuttum. İnsanların hoca efendiye karşı ve cemaate karşı kötü ve iğrenç sözlerine tanık oldum. Onlara durun yanlış söylüyorsunuz diyemedim. Korktum çekindim. Rabbim beni affetsin. Konuşabildiğim ortamlarda devleti yöneten kişinin yalan söylediğini ve yalan söyleyenin de sözüne itibar edilmeyeceğini anlatmaya çalıştım… Ama asıl üzülmesi gereken nokta neresi biliyor musunuz? Dinimizi yaşamaktan taviz vermeyen ve talebelerine birinin mürted demesi” tespiti, diğer ajandalardaki yazıların değerlendirilmesinde ise aboneliğin ölmesi halinde bile devam ettirilmesi, örgüt evlerine ve derneklerine maddi desteğin vasiyet olarak bildirilmesi, bir borç gibi kabul edilmesi, örgütün düzenlediği sözde Türkçe olimpiyatları ve okul açma faaliyetlerinin meşrulaştırılmak istendiği, Fetullah Gülen ve diğer örgüt mensuplarının kitaplarının okunduğu ve sıklıkla hizmet ve hoca efendi ifadelerine yer verilerek şüphelinin örgüte ve yöneticisine sevgisini gösterildiği ve bununla birlikte Sanık … hakkındaki mali analiz raporundaki tespitleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Sanıkların ve müdafilerinin savunmalarına itibar edilememiş; sanıkların bir gruba mensubiyet, aidiyet güdüsü ve örgüt üyeliği saikiyle sanığın silahlı terör örgütü ile organik bağ içerisinde olduğu ve FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsediğini gösterir şekilde örgütün amaçları doğrultusunda yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arzeden eylem ve faaliyetlerde bulundukları anlaşılmakla; sanıkların üzerine atılı suçtan ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin sanıklar müdafilerinin istinaf başvuruları üzerine yapmış olduğu incelemede Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesinin sanıklar hakkındaki tespitlerinde bir isabetsizlik bulunmadığına kanaat getirerek istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi yönünde karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik
BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında;
Dosya arasında bulunan Bank … hesap hareketlerine ilişkin CD incelendiğinde; sanığın savunmasının aksine bankaya talimatla para yatırdığına dair her türlü şüpheden uzak mahkumiyetini gerektirir yeterli delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B.Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik
Oluş, mahkeme kabulü, sanık savunması, ikamet aramasında ele geçen materyaller, doküman inceleme tutanakları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; örgütsel kod adı kullanmayan ve gizli iletişim ağına dahil olmayan ve aksi kanıtlanamayan sanığın savunmalarında örgüt üyesi olmadığını beyan etmesi karşısında, sanığın ikamet aramasında ele geçirilen sanık günlük olarak tuttuğu ajandalar doğrultusunda FETÖ/PDY örgütünün kamu oyunca bilinmesi ve örgütün görünen yüzü ortaya çıktıktan sonra irtibatını devam ettirip ettirmediğinin şüpheye yol açmayacak şekilde belirlenmesi amacıyla araştırma yapılması, sanığın “Akşamüzeri O. Abi’den (K.) telefon geldi. Uzun zamandır görüşemiyorduk ve kendisini özlemiştim. Çünkü … cemaatte yetişmemizi ve orada bir takım duygu ve düşünceleri kazanmamızı ve bize ergenlik döneminin orta öğretim son dönemini atlatırken kendimizi salıvermemizden korunmamıza vesile olan bir insan…” şeklinde aldığı notta O. isimli kişiden örgüt diline uygun bir şekilde abi diye bahsettiği ve kendisi ile ilgilenen bir kişi olduğu anlaşılmakla; bahsi geçen O. K. isimli kişi hakkında herhangi bir soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının araştılması, var ise ifade örneklerinin aslı veya onaylı suretlerinin dosya arasına alınması, ayrıca UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasından sanık hakkında başkaca bir beyan bulunup bulunmadığı sorgulanarak var ise bu beyanların da asıllarının veya onaylı suretlerinin temin edilmesi, gerekmesi halinde ilgili şahısların tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması; tüm bu delillerin CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A ve B) bendinde açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 09.07.2020 tarihli ve 2018/1252 Esas, 2020/541 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …