YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/8278
KARAR NO : 2023/8428
KARAR TARİHİ : 20.09.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/409 E., 2023/196 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay 10. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı M. Nihat Yavuz’a ait işyerinde 01.11.1986 tarihinde hizmet akdi ile çalışmaya başladığını, çalışmasının 31.12.1986 tarihine kadar devam ettiğini, ancak çalışmalarının Kurum kayıtlarında gözükmediğini, bu nedenle davacının 03.03.2014 tarihli tahsis talebinin reddedildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının 01.11.1986 – 31.12.1986 tarihleri arasında davalı işyerinde sigortalı çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1-Fer’i müdahil Kurum vekili; öncelikle davanın hak düşürücü süre yönünden reddini talep ettiklerini, hizmet tespiti davalarının yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un 79/8 maddesi olup konuya ilişkin Yargıtay 10 HD’ nin emsal kararlarında açıkça belirtildiği üzere bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiğinden, işyerinin kabulünün tek başına hukuki sonuç doğurmadığını, SGK kayıtlarının resmi belge olması nedeniyle davacının resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetinin varlığını kanıtlaması ancak aynı güçte delillerle mümkün olduğunu, bu iddianın tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığını, bu itibarla kurum kayıtları ile çelişen davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı … cevap dilekçesinde; kendisinin ve diğer davalı oğlunun …’ ın yasal mirasçıları olduğunu, müteveffa eşinin kadimden beri eczacılık yaptığını, … Eczanesi ismi ile maruf eczaneyi işlettiğini, adı geçen iş yerinin vergi kayıt ve oda kayıt bilgileri, işyeri bilgilerinin davacı tarafından ileri sürülen bilgiler ile hiç uzaktan yakından ilişkisi olmadığı gibi, eczane olarak ekonomik faaliyet ile iştigal eden bu yerde davacı tarafından bir çalışma yapılmasının söz konusu olmadığını, davanın zamanaşımı, husumet ve belirttiği esas nedenlerden dolayı reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı, husumet itirazları olduğunu, müvekkilinin murisinin eczacılık mesleği ile iştigal ettiğini ve sonradan vefat ettiğini, diğer davalı Rezzan Huvaz tarafından sunulan belgeler ve cevap layihasına ek dayanaklardan da anlaşılacağı üzere tamamen farklı bir işyeri olduğunu, bu işyerinin ise eczane olduğu ve sonradan kapatıldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.03.2021 tarihli ve 2021/68 E., 2021/115 K., sayılı kararıyla; davanın kabulüne; davacının 01.11.1986 – 31.12.1986 tarihleri arasında davalıların murisi …ın 4 4003 012987 11 03 sicil nolu işyerinde ayda 30 gün olacak şekilde çalıştığının ve bu sürelerde sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ve 2021/908 E., 2021/1124 K., sayılı kararıyla; fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin, 23.02.2022 tarihli ve 2021/9993 E., 2022/2381 K. sayılı kararıyla; “Mahkemece yapılması gereken iş; yukarıda izah edilen hususlar kapsamında;
– Davacıya davası açıklattırarak, davacının hizmet tespitini talep ettiği 01.11.1986-31.12.1986 tarihinden önce işverenin 30.11.1985 tarihinde kapsamdan çıktığı belirtilmekle, ne iş yaptığı açıklattırılmalı,
– Belediyeden, ayrıntılı bir şekilde davalı işverene ait inşaatın araştırması yapılarak inşaatın bitirilip bitirilmediği, bitirilmiş ise buna ilişkin kayıtların bulunup bulunmadığı araştırılmalı,
-Söz konusu bina ile ilgili olarak elektrik, su, telefon v.s abonelik yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ilk abonelik tarihinin tespit edilmesi,
– Komşu işyerleri tespit edilerek, komşu işyeri tanıkları tespit edilmeli, inşaatı hangi dönemde, aylarda faaliyette olduğu, inşaatta çalışmanın bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.” gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 23.06.2022 tarihli ve 2022/84 E., 2022/231 K., sayılı kararıyla;davanın kabulüne; davacının 01.11.1986 – 31.12.1986 tarihleri arasında davalıların murisi …ın 4 4003 012987 11 03 sicil nolu işyerinde ayda 30 gün olacak şekilde çalıştığının ve bu sürelerde sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
C. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin, 05.10.2022 tarihli ve 2022/10223 E., 2022/11858 K. sayılı kararıyla; “Mahkemece, bozma gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmakta olup, tanık olarak dinlenilen …’nin davalı işveren yanından yapılan ve Kurum tarafından iptal edilen 01.12.1986-31.12.1986 arası bildirimlerinin olduğu, yine davalı işveren yanından tanık …’in 01.06.1986-31.12.1986 arası iptal edilen bildirimlerinin olduğunun anlaşılması karşısında, davacının beyanı alınarak, kayden yasa kapsamında bulunmayan isteme konu anılan dönemde davacının ne iş yaptığı, kimin yanında ne şekilde çalıştığı, ücretini kimden aldığı, aynı dönemde dinlenen tanıklardan başka çalışanların olup olmadığı, 1999 Ağustos depreminde yıkıldığı anlaşılan inşaat mahalline yakın başka komşu işyeri çalışanı veya işvereni olup olmadığı sorularak, alınacak cevaplar doğrultusunda araştırma yapılmalı ,varılacak sonuç çerçevesinde hüküm kurulmalıdır.” gerekçesi ile karar bozulmuştur.
D.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayası verilen kararı ile: “davacının çalıştığını iddia ettiği inşaatın gerçekliğinin hem kolluk araştırması hem de tüm tanık beyanları ile doğrulanması, davacının işe başladığını beyan ettiği tarihte işe giriş bildirgesinin verilmiş olması, yine davacının iddia ettiği tarihler arasında iptal edilse dahi dönem bordrolarının olması, davacının iddia ettiği şekilde çalışmanın sonrasında askerlik yapmış oluşu, davacının çalışmalarının dönem bordrolarında gözükmesi, yine çalışması iptal edilse dahi uyuşmazlık konusu dönemde işe giriş bildirgesi verilen ve çalıştığını beyan eden tanık …’nin ve ikinci bozmadan sonra dinlenen davacının aynı köylüsü olup her gün köyden şehir merkezine inşaatta çalışmak için gelen tanık …’ın dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalıştıklarını beyan etmiş olması karşısında, Mahkememizce davacının 01.11.1986-31.12.1986 tarihleri arasında davalıların murisi …ın inşaat işinde çalıştığı” gerekçesi ile davanın kabulüne; davacının 01.11.1986 – 31.12.1986 tarihleri arasında davalıların murisi …ın 4 4003 012987 11 03 sicil nolu işyerinde ayda 30 gün olacak şekilde çalıştığının ve bu sürelerde sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde;davacının talebinin hak düşürücü süreye uğradığını, fiili çalışma olgusunun kanıtlanamadığını, verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, tanıkların beyanlarına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ve feri müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.