Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/7274 E. 2023/8738 K. 26.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7274
KARAR NO : 2023/8738
KARAR TARİHİ : 26.09.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2568 E., 2023/733 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/847 E., 2022/341 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz, davacı vekili tarafından katılma yolu ile temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının 17.11.2017 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek 10.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili 12.08.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini, ön ödeme düşüldükten sonra, 290.140,14 TL’ ye çıkarmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olay ile ilgili iddiaları ve ücrete yönelik beyanları kabul etmediklerini, kazada davacının kusurlu ve dikkatsiz davranışı sonucu meydana geldiğini, makinede herhangi bir arızanın söz konusu olmadığını, müvekkili şirket personeline iş güvenliği uzmanlarınca iş güvenliği mevzuatına uygun olarak gerekli eğitimlerin verildiğini, kaza sonrası müvekkili şirket tarafından hastaneye götürüldüğünü, dava dilekçesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
Davacının davasının kısmen kabulü ile;
1-Maddi tazminatı yönünden; 290.140,14 TL maddi tazminat alacağının iş kazasının yaşandığı 17.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

2-Manevi tazminatı yönünden; 40.000,00 TL manevi tazminat alacağının iş kazasının yaşandığı 17.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

3-Yasal kesintilerin infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı sigortalıya yüklenen kusur oranını kabul etmediklerini, davacının sürekli iş göremezlik derecesi gözetildiğinde takdir edilen manevi tazminatın düşük olduğunu ileri sürmüştür.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin kusurunun olmadığını, davacının sürekli iş göremezlik derecesine itiraz ettiklerini, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu iş kazası nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacı sigortalıya bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin ve yapılan ödemelerin rücuan tazmini için davalı işveren aleyhine açılan dava sonucu … 6. İş Mahkemesinin 2021/160 E. 2022/463 K. sayılı kararı ile kazalı sigortalının iş kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik derecesinin %22.2 olduğu kabul edilerek Kurum alacaklarının hüküm altına alındığı ve verilen kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, dolayısıyla, davacı sigortalının sürekli iş göremezlik derecesinin; davalı işverenin taraf olarak yer aldığı … 6. İş Mahkemesinin 2021/160 E. 2022/463 K. sayılı kesinleşmiş kararı ile tespit edilmiş olması ve davacı sigortalı tarafından da Kurumca belirlenen sürekli iş göremezlik derecesine karşı konulmamış bulunması karşısında davalının bu hususa ilişkin istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, hükme esas alınan 04.04.2022 tarihli kusur raporu ile 22.10.2020 tarihli ek raporun ve 20.08.2020 tarihli kusur raporunun birbirlerini teyit ettikleri, iş kazasının meydana geldiği alandan seçilen ve aynı zamanda iş sağlığı ve güvenliği uzmanı bilirkişiler tarafından ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlendikleri, gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli bulundukları, kusur aidiyet ve oranlarının dayanakları açıkça belirtilmek suretiyle tespit edildiği, aynı iş kazası nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından işveren aleyhine açılan rücuen tazminat davası nedeniyle … 6. İş Mahkemesinin istinaf incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşen 2021/160 E. 2022/463 K. sayılı kararında kabul edilen kusur oranları ile de uyumlu bulunduğu anlaşıldığından ve dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince anılan rapora itibar edilerek kusur oranlarının belirlenmesinde de isabetsizlik görülmediğinden tarafların bu hususa ilişkin istinaf nedenlerinin yerinde bulunmadığı, somut olayda; kabul edilen kusur oranları, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın oluş şekli ve tarihi, davacının yaşı ve iş göremezlik oranı ile sağ elindeki 3 parmağının ampute olması hep birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemece takdir edilen 40.000,00 TL manevi tazminatın az olduğu, bu nedenle, dosya kapsamı nazara alındığında 60.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı, manevi tazminat talebinin kısmen reddine karşın kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğu gerekçesiyle;

1- … 5. İş Mahkemesinin 13.09.2022 tarih, 2018/847 E. 2022/341 K. sayılı kararının kaldırılmasına,

2- Davanın kısmen kabulü ile
a) 290.140,14 TL maddi tazminatın, iş kazasının meydana geldiği 17.11.2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

b) 60.000,00 TL manevi tazminatın, iş kazasının meydana geldiği 17.11.2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz, davacı vekili katılma yolu ile temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili katılma yolu ile temyiz dilekçesinde özetle; davacının sürekli iş göremezlik derecesi gözetildiğinde takdir edilen manevi tazminatın düşük olduğunu beyanla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13, 16, 20 ve 21 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 ncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Davacı ve davalı vekillerinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8. maddesinin 3. fıkrasına göre, “Bölge Adliye Mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanunun 5. maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.

Mülga 5521 sayılı Kanunun, 6763 sayılı Kanun 5. maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür.

25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3. maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.

6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca, Bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362. maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.

…nın 362/2. maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir”

…nın 366 ıncı maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346. madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtaya gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. – 1990/4 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verilebilecektir.

Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 – 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.07000 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL, 01.01.2023 tarihi sonrası için 238.735,737 TL’dir.

Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.

Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla davacı ve davalı vekillerinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

3. Davalı Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davacı ve davalı vekillerince temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü, iş bu sebeplerin Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek istinaf başvurusunun değerlendirildiği, böylelikle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı ve davalı vekillerinin manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

2.Davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.