Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/1723 E. 2010/4726 K. 22.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1723
KARAR NO : 2010/4726
KARAR TARİHİ : 22.03.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar mahfuz tutularak 5.000 TL.ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabul ve kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar dava dilekçelerinde, muris … ık’… mirasen intikal eden taşınmazların mirasçı olmayan davalı tarafından geçmiş beş yıllık dönemde haksız işgali nedeniyle hisselerine isabet eden toplam 5000,00 TL ecrimisilin tahsilini talep ve dava etmişler, davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… Medeni Kanununun 640. maddesi uyarınca, miras bırakanın ölümü ile miras, mirasçılara geçmekte ve miras üzerinde de, iştirak halinde mülkiyet hükümleri cereyan etmeye başlamaktadır. Bu mülkiyet ediminde mirasın bütünü mirasçıların tamamına ait olmakta tüm haklardan oluşan tereke üzerinde iştirak halinde ortaklık devam ettiği sürece mirasçıların bağımsız payları ve tasarruf hakları bulunmamaktadır. Tüm mirasçıların birlikte hareket etmeleri veya miras ortaklığına temsilci atanması gerekir. Ancak, davacı mirasın geçerli olarak taksimi üzerine bu yerlerde kendisine düşen kısmı ispat edemediği gibi, sadece kendi payına ve bir kısım mirasçıların payına ilişkin olarak dava açmış olduğundan mirasçının iştirak halinde payı üzerinde tasarruf yetkisi bulunmadığı cihetle dava diğer mirasçıların paylarını kapsamayıp bu nedenle davaya diğer mirasçıların katılması veya terekeye temsilci atanarak devamına da imkan yoktur. Davanın bu nedenle reddine karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı gerekçe ile kısmen kabulü doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.