Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/1245 E. 2010/4682 K. 22.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1245
KARAR NO : 2010/4682
KARAR TARİHİ : 22.03.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Asıl davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak şimdilik 2500 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla davalıdan tahsili istenilmiş, birleşen davada ise, müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece , asıl davada ecrimisilin kısmen kabulü, birleşen meni müdahale davasının kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından asıl dava ecrimisile yönelik olarak temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Asıl davada, müvekkillerine ait taşınmazın (tarlanın) davalı tarafından ekim yapılmak suretiyle ürün elde edilerek haksız olarak işgal edildiği … sürülerek 2008 ve 2009 yılı için davacı ve ıslah dilekçesi ile toplam 5.733,74 TL ecrimisilin davalıdan tahsili talep ve dava edilmiştir.
Birleşen davada ise, müdahalenin meni istenmiştir.
Mahemece, ecrimisil davası yönünden davanın kısmen kabulü ile kira esasına göre 762,11 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmiş , meni müdahale davasınında kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından asıl dava olan ecrimisil davasına yönelik olarak tesbit edilmiştir.
TMK. 995. maddesine göre ve 8.3.1950 gün ve 22/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da kabul edildiği gibi; başkasının taşınmazını haksız olarak kullanmış olan kötüniyetli kimse, o taşınmazı haksız olarak elinde tutmuş olmasından … zararları ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği semereleri tazmin ile yükümlüdür. Zira işgal zararı, gelir getirebilecek bir yerin haksız işgali nedeni ile malikin o yerden olağan biçimde yararlanmaması yüzünden mal varlığındaki artışa engel olmaktır. Bu engel olmanın sağladığı mal varlığına girmeyen çoğalma en az kira, en çokta tam gelir yoksunluğu olarak değişebilir. Tazminatın amacı, elatma olmasaydı malikin mal varlığı ne durumda olacak idiyse o durumun sağlanmasıdır.
Dava konusu tarlada davalı tarafından ecrimisil istenen 2008 yılında yarısına şeker pancarı yarısına çerezlik kabak, 2009 yılı için ise, buğday ekilmiş bulunmaktadır.

Somut olayda, mahkemece, Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin içtihadı nazara alınarak kötü niyetli zilyedin taşınmaz malikine ödemesi gerekli olan işgal tazminatı niteliğindeki ecrimisilin en azı kira bedeli , en fazlası mahrum kalınan gelir kaybı olduğu ürün niteliğine göre ecrimisil belirlenemeyeceği gerekçesiyle kira esasına göre belirlenen ecrimisil bedeli hüküm altına alınmıştır. Oysaki yukarıda da bahsedildiği gibi davacı taraf kira esasına veya gelir esasına göre işgal tazminatı isteyebilir.
Somut olayda, tüm dosya içeriğine göre davacı taraf gelir (ürün) esasına göre ecrimisil istemiş olup, buna göre mahkemece yapılan keşif sonucunda ziraatçi bilirkişiden gelir esasına göre bilirkişi raporu alınmış; ziraatçi bilirkişi raporunda gelir (ürün) esasına göre dava edilen döneme ilişkin 5733 TL gelir elde edileceğinin bildirildiği, buna göre davacı taraf usulüne uygun ıslah talebinde bulunarak bu miktarın hüküm altına alınmasını istemiştir. Mahkemece, ıslah edilen miktar itibariyle davanın kabulüne göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Kabule göre de; kira esasına göre ecrimisil belirlenirken emsaller toplanarak taraflara varsa emsal sözleşmelerini dosyaya sunmaları için süre verilerek, ilçe … müdürlüğü, … odaları vs kuruluşlarından da emsaller istenerek ve kira ile ilgili mutad uygulamalar araştırılarak yöresel rayiç kiralar tesbit edilerek somut veriler toplanıp sonucu dairesince hüküm kurulması gerekirken sadece ziraatçı bilirkişinin … taraflı soyut beyanlarına dayalı olarak tesbit edilen miktarın hüküm altına alınarak eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.