Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/10265 E. 2010/11018 K. 21.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10265
KARAR NO : 2010/11018
KARAR TARİHİ : 21.06.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 2.800 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; davacının ihtiyacı nedeniyle davalıdan 5000 kg demirle birlikte 30 m3 beton aldığı, karşılığında çek ve 4.200 TL para verdiği, davalının fiyatların artması nedeniyle malzemeleri teslim etmediği, bu olay nedeniyle 2.800 TL paranın halen davalıda kaldığı ileri sürülerek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece; 2.800 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak, yanlar arasındaki satım sözleşmesi nedeniyle davalının 7.000 TL tutarındaki malzemeyi teslim etmeyi üstlendiği, davalınında karşılığında iki çekle birlikte davalıya para verdiği, malzemelerin teslim edilmemesi üzerine 01.03.2008 tarihli tutanakla davalının 1.900 TL para ile toplam 4.100 TL bedelli iki adet çeki davacıya iade ettiği, kalan 1.000 TL borcunsa 2008 yılının Mart ve Nisan aylarında ödenmesinin kararlaştırıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Davacı taraf, satım hukuki ilişkisi nedeniyle verdiği paranın 2.800 TL’sinin ödenmediğini ileri sürmüştür. Davalı ise davacının kendisine gönderdiği 09.07.2008 tarihli mektup içeriğinden 7.000 TL karşılığının ödendiğinin açıkça anlaşıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Gerçekten de; dosya arasında aslı bulunan 09.07.2008 tarihli mektupda davalının 7.000 TL’yi 07.05.2008 tarihinde ödediği belirtilmiş ve imzalanmıştır.
Mahkemece; bahsi geçen mektupdaki imzanın davacıya ait olup olmadığı açıkça sorulup beyanı alınmalı, imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmesi halinde gerekli bilirkişi raporu da alınarak imza incelemesi yapılıp sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Kabule göre de; davacı tarafın da delil olarak dayandığı 01.03.2008 tarihli tutanak içeriğinden 1.900 TL para ile 4.100 TL bedelli çek olmak üzere davacıya iade edilen değerler toplamı 6.000 TL olup, tutanakta da beliritildiği gibi kalan borç miktarı 1.000 TL’dir. Bu husus gözetilmeksizin yazılı olduğu gibi 2.800 TL’nin tahsiline karar verilmiş olması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.