YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12426
KARAR NO : 2010/14835
KARAR TARİHİ : 23.09.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 94.329 TL tazminatın, dava tarihinden işleyecek yasal faizi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı (hazine) vekili dava dilekçesinde; davalıya 1021 parsel üzerinde 2981 sayılı yasa gereğince hak sahibi kabul edilerek tapu tahsis belgesi verildiğini yapılan imar ıslah planı uyarınca 2100 Ada 1 parselin tahsis edilerek belediyece davalıya satıldığını, davalının bu taşınmazı bilahare üçüncü şahsa satarak mülkiyeti devrettiğini, ancak yapılan araştırmada hak sahibi olma şartlarını taşımadığı, anlaşıldığından 2981 sayılı yasa gereğince lehine düzenlenen tapu tahsis belgesinin iptal edildiğini, davalının 2100 Ada 1 parseldeki mülkiyeti kazanımının yasal dayanaktan yoksun hale geldiğini beyanla sebepsiz kazanımı olan 94.329 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; “davacı hazinenin 2981 Sayılı Yasa kapsamında inceleme yaparak davalıya tapu tahsis belgesi verdiği, akabinde tapu tahsis belgesini iptal ettiği, ancak iptal edilme sürecinden evvel, 48 adet imar parselinin 2981 sayılı kanununun 10/c maddesi gereğince, dava dışı Didim Belediyesine devir edildiği, davalının çekişmeli taşınmazı bedelini ödemek suretiyle dava dışı belediyeden iyiniyetle satınaldığı, davacının dava açmakta da hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle” davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince süresinde temyiz edilmiştir.
Davada, davacı hazine tapu tahsis şartlarını taşımayan tahsisi iptal etmiş, ancak taşınmazın el değiştirmiş olması nedeniyle davalıdan tazminat talep etmektedir.
Davaya konu 48 adet imar parselinin 2981 sayılı yasanın 10/c maddesi gereğince hak sahiplerine dağıtılmak üzere Hazine tarafından bedelsiz olarak belediyeye devredildiği taşınmazın ilk maliki Hazine’nin bu davayı açabileceğinde kuşku yoktur.
Öte yandan, davalının sözkonusu taşınmazdaki bu yerlerin, amaç dışı kullanıldığı bu nedenle 2981 sayılı yasanın 13.maddesine göre hak sahibi olamayacağı; davalı adına düzenlenen tapu tahsis belgesinin aynı nedenle hazine tarafından iptal edilmesine ilişkin işlemin iptaliyle davalı tarafından idare mahkemesine dava açılmamış ve işlem kesinleşmiştir.
Davalıya yapılan tahsise ilişkin tahsis belgesinin iptal edilmesi ile hukuki işlemin dayanağı kalmamıştır.
2981 Sayılı Yasada tahsisin şartları belirtilmiş, 10/b maddesinde “hak sahibi olmadığı halde tapu verilen kişilerin tapuları re’sen iptal edilir.” hükmü ile tahsis kararının iptal edileceği hükme bağlanmıştır. İşte, olayımızda da sözü edilen yasal prosüdür işletilmiş ancak taşınmazın davalı tarafından 3.kişiye satıldığı anlaşılmıştır. Davalı taşınmazı üçüncü kişiye satmış olmakla satış bedeli kadar zenginleşmiştir. Maddi olgu bu şekilde belirlendikten sonra uyuşmazlığın nitelendirmesine gelince; dava BK.62.maddeden kaynaklanan bir “Haksız Zenginleşmenin İadesi” davasıdır.
Bu durumda, davalının dava konusu taşınmaza malik olmadığı koşulu kesinleşmiş bulunmakla, bu davanın reddi kararı doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA 23.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.