YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17520
KARAR NO : 2013/8533
KARAR TARİHİ : 03.04.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle Yaralama
Hüküm :Düşme
Taksirle yaralama suçundan sanık hakkındaki davanın düşmesine ilişkin hüküm, üst Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay günü saat 19:10 sularında açık havada, meskun mahalde, bölünmemiş, ikiyönlü, 4,5 metre genişliğindeki yüzeyi kuru, parke kaplama ve yaya kaldırımı bulunmayan iniş eğimli yolda idaresindeki otomobille piknikten dönen ve olaydan 3,5 saat sonra yapılan ölçümde 88 promil alkollü olduğu tespit edilen sürücü belgesiz sanığın yol kenarında yürümekte olan yaya katılana aracının dikiz aynasıyla tam kusurlu olarak çaprması şeklinde gelişen ve mağdurun sağ ayak bileğinde hayat fonksiyonlarını 2. derecede etkileyecek kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda, sanığın soruşturma aşamasında kolluk görevlilerince alınan beyanında, alkolün etkisiyle kazanın nasıl olduğunu farketmediğini ikrar etmesi, sanığın arkadaşı olan tanık …’nun bu hususu doğrulaması ve kazanın vukuu konusunda sanığı ikaz etmesi üzerine olayın farkına vardığını belirtmesi, mağdurun eşi olan tanık Müzeyyen’in, sanığa ait aracın yalpalayarak geldiğini ve eşine çarptığını ifade etmesi karşısında sanığın eylemi bilinçli taksirle gerçekleştirdiğinin dosya kapsamındaki belge ve beyanlarla sabit olduğu, mağdurdaki yaralanmanın niteliği itibariyle eylemin TCK’nın 89/5. maddesi son cümlesi uyarınca re’sen kovuşturmaya tabi olduğu ve şikayetten vazgeçme ile kamu davasının düşmesine karar verilemeyeceği ancak, 5271 sayılı sayılı CMK’nın 253. maddesi uyarınca bilinçli taksirle işlense dahi taksirle yaralama eyleminin uzlaşma kapsamında olduğu, 15.09.2010 günlü oturumda mağdurun olay sebebiyle 1.500 TL zararı bulunduğunu ve bu zararın giderilmesi halinde sanıkla uzlaşacağını beyan ettiği, sanığın da aynı oturumda katılanla uzlaşma konusunu görüşmek üzere süre talebinde bulunduğu, mahkemece taraflara bir sonraki celseye kadar süre verildiği, müteakip celsede hazır bulunan katılanın, eylem sebebiyle uğradığı zararın sanık tarafından giderildiğini, sanıktan herhangi bir hak talebi olmadığını, sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini bildirdiği, sanığın da şikayetten vazgeçme beyanı doğrultusunda hüküm kurulmasını talep ettiği, bu itibarla taraflar arasında uzlaşmanın sağlandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemece her ne kadar şikayetten vazgeçme sebebiyle sebebiyle kamu davasının düşmesine karar verilmiş ise de bu husus sonuca etkili görülmeyerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, üst Cumhuriyet savcısının sair nedenlere ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Taraflar arasında uzlaşmanın sağlanması sebebiyle düşme kararı verilmesi gerekirken, bilinçli taksirin yasal şartlarının gerçekleştiği ve mağdurun nitelikli şekilde yaralandığı olayda TCK’nın 89/5. maddesi son cümlesine aykırı hareket edilerek şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1. paragrafında yer alan “şikayetten vazgeçmenedeniyle” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine, ”Taraflar arasında uzlaşmanın sağlanmış olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 254/2. maddesi ile” ibarelerinin eklenerek, hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.