YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1898
KARAR NO : 2010/4761
KARAR TARİHİ : 22.03.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4.685 TL.alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptaliyle %40 tazminatın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın davalı … yönünden reddi, diğer davalı yönünden ise kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vasisi tarafından açılan davada; yanlar arasındaki sözlü kira sözleşmesi nedeniyle davalı kiracının 2007 ve 2008 yılından kalan kira borçlarını ödemediği … sürülerek, 4.685 TL.alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptaliyle %40 tazminatın tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece, davanın davalı … yönünden reddi, diğer davalı yönünden ise kısmen kabulüyle 4.218 TL.alacak bakımından itirazın iptaline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 13.1.2009 tarihinde açılmış, davacı … yargılama sırasında 24.1.2009 tarihinde vefat etmiştir. Dava ise davacı vasisi tarafından takip edilip, hüküm kurulmuştur. Oysa ki; TMK.nun 640/II.maddesi uyarınca “Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan … temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler”. Vesayet altındaki kişinin ölümüyle vasinin temsil yetkisinin sona ereceği açıktır. Bu durumda terekeye dahil alacakları mahkeme veya icra yoluyla takibe mirasçıların (ortakların) hepsi birlikte yetkilidir. Davacı … ‘in vasisi olan mirasçısı dışındaki diğer mirasçıların da davaya muvafakatlarının sağlanması ya da terekeye temsilci tayin ettirilmesi eldeki davanın görülebilmesinin önkoşuludur.
Mahkemece, yukarıda açıklanan şekilde taraf teşkili sağlanmadan davaya devamla hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.