YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12636
KARAR NO : 2010/15311
KARAR TARİHİ : 28.09.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 5.000 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 187.70 TL’nin tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının babasından kalan 216 parselde kayıtlı taşınmazdan haberi olmadan davalılardan … ve (yüklenici) … Ltd. Şti. tarafından toprak alındığını, taşınmazına zarar verildiğini, aldıkları toprak bedelininde taşınmazla ilgisi olmayan davalı …’ya ödediklerini belirterek toprak bedeli ve taşınmazın kullanılmaz hale gelmiş olmasından dolayı uğradığı zarar bedeli 5.000 TL’nin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … cevabında, davalı şirketlerin aldıkları toprak bedelinin kendisine yanlışlıkla ödendiğini, ancak dava konusu taşınmazdan istedikleri toprağı alamadıkları için başka taşınmazından aldıklarını ve ödenen paranın ona sayıldığını beyan etmiş, davalı … Ltd. Şti. vekili ise cevabında, davalı …’i malik zannederek yanlışlıkla ödeme yaptıklarını beyan etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 187.70 TL ürün kaybı bedelinin davalı …’den tahsiline, diğer davalıların iyiniyetli olmaları nedeniyle onlar yönünden davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Davada, davacının hissedar olduğu taşınmazdan rızası dışında (sözleşmeye dayanmadan) alınan toprak bedeli ve taşınmazın haksız fiil nedeni ile kullanılmaz hale gelmesinden kaynaklanan eski hale getirme tazminatı talep edilmektedir.
BK.nun 41 vd maddeleri gereğince; haksız fiil, hukuka aykırı zarar verici eylemlerdir ve haksız fiil işleyen kişi (veya kişiler) uygun illiyet bağı çerçevesinde bütün zararlardan sorumlu olurlar.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın içinden iş makinaları ile çukur açıldığı, tarla vasfının kalmadığı, tarlaya dönüşmesi için üç yıllık süre geçmesi gerektiği ve üç yıllık ürün bedeli olarak davacının payına göre 187.70 TL hesaplanmıştır.
Raporda taşınmazın eski hale getirme bedeli araştırılmadığı gibi, alınan toprak bedeli konusunda da açıklama yapılmamıştır. Ayrıca davalı şirketlerin haksız fiilleri neticesinde taşınmaza verilen zarar da dikkate alınmamıştır. Rapor bu haliyle hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, mahallinde yeniden keşif yapılarak (bu mümkün olmazsa önceki bilirkişiden ek rapor alınarak) davacının uğradığı zarar miktarını ve davalıların ayrı ayrı sorumlu oldukları tazminat miktarları konusunda oluşacak sonuca göre karar vermek olmalıdır.
Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.