YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18122
KARAR NO : 2013/10886
KARAR TARİHİ : 24.04.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1, 89/2-b, 62/1, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın meydana gelen olayla ilgili olarak yapılan yargılamada katılan sıfatını almadığı ve müşteki sanık … hakkında verilen hükme yönelik bir temyiz istemi de bulunmadığından, inceleme sanık sıfatıyla temyizine hasren yapılmıştır. 5237 sayılı TCK’nın 61/8. maddesi gereğince, adli para cezası hesaplanırken, cezanın belirlenmesine yönelik artırma ve indirimler gün üzerinden yapılıp belirlenen birim gün sayısının TCK’nın 52. maddesine göre adli para cezasıyla çarpılması suretiyle netice adli para cezasının tespiti gerekirken, adli para cezasına yönelik artırım ve indirimlerin her aşamada para birimi üzerinden yapılması sonuca etkili görülmediğinden, TCK’nın 52/4. madde ve fıkrasının “adlî para cezasının ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler hâlinde ödenmesine de karar verebileceği” hükmü karşısında, bunlardan ancak birinin uygulanabileceği gözetilmeden, hem adli para cezasının ödenmesi için mehil verilmesine, hem de bu cezanın taksitler halinde ödenmesine karar verilmesi ve olayda tam kusurlu olduğu anlaşılan sanık hakkında meydana gelen zararın ağırlığı da dikkate alınarak, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın olayda kusurunun bulunmadığına ilişkin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saik” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi;
2- Sanık hakkında hükmolunan gün adli para cezasının bir gün karşılığı belirlenirken CMK 232/6 maddesine aykırı olarak uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, sanığa verilen temel cezanın belirlenmesinde gösterilen diğer gerekçeler yasal ve yeterli olmakla, hüküm fıkrasından “sanığın kastının ağırlığı amaç ve saiki” ibaresinin çıkartılmasına, hükmün 3 nolu bendindeki “bir tam gün karşılığı” ibaresinden önce gelmek üzere “TCK’nın 52/2. maddesi gereğince” ibaresinin yazılmak suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.