YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3849
KARAR NO : 2010/6337
KARAR TARİHİ : 12.04.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde tapuda mesken olarak kayıtlı yerin işyeri olarak kiraya verildiğini ileri sürerek eski hale getirilmesi ve tahliyesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulu bulunmayan taşınmaz üzerinde bulunan … nolu bağımsız bölümün mesken olmasına rağmen davalılar tarafından işyeri olarak kiraya verilmesinin yasalara aykırı olduğu ileri sürülerek eski hale getirilmesi talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece, “…dava konusu taşınmazın üzerinde ana yapıda bağımsız bölüm ve katlar bulunmakla beraber kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulu olmadığı…634 sayılı yasa ek 1. maddesine göre bu yasanın uygulanmasından doğan her türlü anlaşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemelerinde çözümleneceği …dava konusu taşınmazda kat mülkiyeti kurulmamış olduğundan… davanın reddine” karar verilmiş, hüküm, süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kat Mülkiyeti Kanunu’nun uygulanabilmesi için ana taşınmazda kat mülkiyetine geçilmiş olması ya da anılan yasanın 17. maddesinde açıklandığı üzere kat irtifakı kurulmuş olup yapının fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerinin 2/3’nün fiilen kullanılmaya başlanılmış olması gereklidir.
Somut olayda, dava konusu yerin niteliğinin arsa olduğu ve taşınmaz üzerindeki bağımsız bölümün projeye uygun kullanılmadığı (mesken olduğu halde işyeri olarak kullanıldığı) ileri sürülerek eski hale getirilmesi talep ve dava edilmektedir. Uyuşmazlığın niteliği, mahkemenin de kabulünde olduğu gibi Kat Mülkiyeti Kanununun Ek 1. maddesi kapsamına girmemektedir. Davaya (Türk Medeni Kanunu’nun müşterek mülkiyet hükümleri ve Borçlar Kanunu hükümleri) uygulanmak üzere genel hükümler çerçevesinde bakılması gerekir ve taşınmazın dava tarihindeki değeri dikkate alındığında ise Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerekmektedir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.