Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/744 E. 2023/4561 K. 09.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/744
KARAR NO : 2023/4561
KARAR TARİHİ : 09.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/88 E., 2021/478 K.
KARAR : Kabul-ret

Taraflar arasında görülen irtifak … kurulması, el atmanın önlenmesi ve kal ile ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; birleştirilen İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/634 Esas … dosyasında davanın kabulüne, birleştirilen İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/215 Esas … dosyası ile birleştirilen İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/539 Esas … dosyasındaki davaların reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/634 Esas … dosyasında davacı olan Hazine vekili, davalı … A.Ş. aleyhine verdiği dava dilekçesinde özetle; Hazinenin maliki olduğu İzmir ili, Konak ilçesi, Eski Balıkhali … Mahallesi, 289 ada 6, 7 ve 8 parsellerde davalı … A.Ş’nin hiçbir … olmamasına karşın fuzuli şagil olduğunu, inşaatlar yaptığını beyanla davalı … A.Ş’nin müdahalesinin men’ini ve yaptığı yapıların kalini istemiştir.

2. Birleştirilen İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/215 Esas … dosyasında davacılar … A.Ş. ve … A.Ş. vekili, davalı Hazine ve davalı … aleyhine verdiği dava dilekçesinde özetle; Hazinenin maliki olduğu İzmir ili, Konak ilçesi, Eski Balıkhali … Mah. 289 ada 6, 7, 8 parsellerde davalı … Belediyesi adına tescil edilen irtifak hakkının terkini ve iptali ile davacılardan … A.Ş. adına tescilini istemiştir.

3. Birleştirilen İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/539 Esas … dosyasında davacı … vekili, davalı … A.Ş. aleyhine verdiği dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, Konak ilçesi, Eski Balıkhali … Mah. 289 ada 5 parselin kullanıcısı ve irtifak … sahibi olan davalı … A.Ş. ile aralarında imzalanan 08.09.1998 tarihli protokol gereğince, 5 parselde 3-7 akslar arasındaki ticari mekanın 15.08.2021 tarihine kadar Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsis edileceğinin davalı … A.Ş. tarafından taahhüt edildiğini, protokol gereğince Kültür ve Turizm Bakanlık kullanımına bırakılan yerin … A.Ş. tarafından teslim edilmediğini, Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsis edilen Konak Pier Kompleksi içindeki 3-7 akslar arasındaki mekana vaki davalı … A.Ş’nin müdahalesinin men’i ile taşınmazın Kültür ve Turizm Bakanlığına teslimini, taşınmazı kullanmaktan mahrum kalmaları nedeni ile uğradıkları 468.416,31 TL zararın yasal faiziyle birlikte davalı … A.Ş’den tahsilini istemiştir.

II. CEVAP
1. İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/634 Esas … dosyasında davalı olan … A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; İzmir ili, Konak ilçesi, Eski Balıkhali … Mah. 289 ada 6, 7 ve 8 parsellerde üst … sahibi … ile aralarındaki sözleşme nedeni ile ilgili parsellerdeki kullanımlarının yasal olduğunu ve yıkımı istenen yapıların inşaat ruhsatı ile onaylı projelerinin olduğunu beyanla davacı Hazinenin İzmir ili, Konak ilçesi, Eski Balıkhali … Mah. 289 ada 6, 7 ve 8 parsellere ilişkin aleyhlerine olan müdahalenin men’i ve yapıların kal’i taleplerinin reddini savunmuştur.

2. Birleştirilen İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/215 Esas … dosyasında davalı olan … vekili ve davalı Hazine vekili; davanın reddini savunmuşlardır.

3. Birleştirilen İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/539 Esas … dosyasında davalı … A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; 08.09.1998 tarihli protokolün 4. maddesine göre Kültür ve Turizm Bakanlığının protokolün 3-B1 maddesindeki yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması nedeni ile davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 05.10.2015 tarihli ve 2006/351 Esas, 2015/390 Karar … kararı ile asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Onama Kararı
1. Mahkemenin 05.10.2015 tarihli ve 2006/351 Esas, 2015/390 Karar … kararına karşı süresi içinde … ve davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 16.11.2017 tarihli ve 2017/5113 Esas, 2017/8500 Karar … kararıyla onanmasına karar verilmiştir.

B. Karar Düzeltme Kabul-Bozma Kararı
1. Yargıtay (kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 16.11.2017 tarihli ve 2017/5113 Esas, 2017/8500 Karar … kararıyla verilen onama ilamına karşı davalı … birleştirilen dosya davacısı Hazine vekili ile birleştirilen dosya davacısı … vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 13.11.2019 tarihli ve 2019/1119 Esas, 2019/7696 Karar … kararıyla; “… Somut olaya gelince; İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/422 Esas … dosyasının 29.05.2006 tarihinde diğer dosyalardan tefrikine karar verildiği, tefrik edilen dosyalar İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/351 Esas sırasına kaydedildiği, tefrik edilen dosyaların İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/634 Esas ve İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/215 Esas … dosyaları içerdiği, daha sonra İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/539 Esas … dosyasının İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/351 Esas … dosyası ile birleştiği anlaşılmış olmasına karşın hükümde birleşen İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/539 Esas … dosyasına ilişkin açıkça karar kurulduğu ve gerekçe kısmında gerekçesinin açıklandığı ancak İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/634 Esas ve İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/215 Esas … dosyaları ile ilgili açık ve net bir karar verilmediği ve bu dosyalara ilişkin gerekçede açıklama yapılmadığı gibi karar başlığında da İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/634 Esas ve İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/215 Esas … dosyalarının ve taraflarının yer almadığı, bu hali ile hükmün infazında şüphe ve tereddüt oluştuğu ve bu dosyalardaki taleplerle ilgili karar verilmediği anlaşılmakla kurulan hüküm, HMK’nın 297/2. maddesine aykırıdır.
Mahkemece birleşen davacısı Hazine, davalısı … A.Ş. olan İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/634 Esas ve davacısı … A.Ş. ile … A.Ş., davalısı Hazine ile … olan İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/215 Esas … dosyalardaki taleplere ilişkin bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dairemizce kararın belirtilen bu gerekçe ile bozulması gerekirken maddi hata sonucu onandığı bu defa yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından davalı … birleşen dosya davacısı Hazine vekili ve birleşen dosya davacısı … vekilinin yerinde görülen karar düzeltme itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan gerekçeyle bozulması gerekmiştir….” gerekçesiyle karar düzeltme istemi kabul edilerek bozma kararı verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; birleştirilen İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/634 Esas … dosyasında davanın kabulü ile davalının, İzmir ili, Konak ilçesi, … Mahallesi’nde bulunan 289 ada, 6, 7 ve 8 parsel … taşınmazlara vaki el atmasının önlenmesine, birleştirilen İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/215 Esas … dosyasında davanın reddine, birleştirilen İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/539 Esas … dosyasında davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleştirilen davacı … İnş. San. Tic. A.Ş. vekili, davacı-birleştirilen davalı Hazine ve birleştirilen davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı-birleştirilen davacı … İnş. San. Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; birleştirilen İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/634 Esas … dosyasında her ne kadar davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davaya konu 6, 7 ve 8 parsellerin kullanım hakkının şirkete sözleşmelerle verildiğini, bir kısmının ise uzun süre fiili olarak teslim edilemediğini, son durumda da Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş. lehine irtifak … tesis edilmiş olduğunu ve irtifak … sahibi tarafından şirketlerine kullanım izni verildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davacı-birleştirilen davalı Hazine ve birleştirilen davacı … vekili; birleştirilen İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/634 Esas … dosyasında müdahalenin meni talebi hakkında kabul kararı verildiği halde Hazine lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücreti verilmiş olmasının hatalı olduğunu, ayrıca birleştirilen İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/215 Esas … dosyada da lehe nispi vekalet ücretinin verilmesi gerektiğini, birleştirilen İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/539 Esas … dosyada Turizm Bakanlığının talebinin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hazineye ait taşınmazlar ile Türkiye Denizcilik İşletmelerine ait taşınmazlar üzerindeki irtifak … ile birlikte taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin nitelendirilmesi ve yorumlanması noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 … … Medeni Kanununun 828 vd maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-birleştirilen davalı Hazine ve birleştirilen davacı … vekili ile davalı-birleştirilen davacı … İnş. San. Tic. A.Ş. vekilinin birleştirilen İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/215 Esas … dosya ile birleştirilen İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/539 Esas … dosyasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .

2. Taraf vekillerinin birleştirilen İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/634 Esas … dosyasına yönelik temyiz itirazlarına gelince;

4721 … … Medeni Kanununun 828 ve 830 uncu maddelerinde üst hakkının sürenin bitmesi ile sona ermesine bağlı sonuçlar düzenlenmekte ise de, üst hakkının sona ermesi sebepleri özel olarak düzenlenmiş değildir.

Genel olarak eşyaya bağlı irtifakın sona erme sebepleri kıyasen üst hakkının sona ermesinde de söz konusudur. Bunun dışında, kişiye bağlı kurulmuş üst …, sahibinin ölümü ile sona erer. Taraflar irtifak sözleşmesinde üst … için bir süre kararlaştırmışlarsa, bu süre sonunda üst … sona erer. Ayrıca süre sona ermeden, üst … sahibinin terkin talebinde bulunması suretiyle hakkını sona erdirmesi mümkündür.

… Medeni Kanununun 831’inci maddesi hükmü uyarınca üst … sahibi, üst hakkından … yetkilerini veya üst … sözleşmesinden … bir borcu önemli ölçüde ihlal ederse, yüklü taşınmaz maliki üst hakkının kendine devredilmesini talep edebilir. Bu düzenleme ile hükmün sevk edilişindeki gerekçeler de nazara alındığında, üst … ilişkisine son verilme imkanı sınırlandırılmıştır. Zira üst … sahibinin, üst hakkından uzaklaştırılması sadece taraflar arasındaki ilişkinin ağır şekilde ihlal edilmesi halinde ve bir bedel karşılığında mümkündür. Bu bağlamda, … Medeni Kanununun 831’inci maddesi emredici nitelik taşır ve üst … sahibinin bu hakkını kaybetmesine yol açabilecek borca aykırılık ve haklı nedenle fesih düzenlemelerine göre özel hüküm niteliğindedir.

Üst hakkının süresinden önce devredilmesi istemi, üst hakkının sağladığı yetkilerin ağır şekilde aşılması veya üst … sözleşmesinden … borçların önemli ölçüde ihlal edilmesi koşuluna bağlanmıştır. Ağır yükümlülük ihlali söz konusu olmadıkça, üst hakkının yüklü taşınmaz malikine devri talep edilemeyecek; ancak üst hakkının üst … sahibinin elinden karşılıksız olarak çıkmasına yol açmayacak genel yükümlülük ihlallerine ilişkin sonuçlar doğacaktır. Üst … sahibi, üst hakkından … yetkilerini veya üst … sözleşmesinden … borcunu o derece ihlal etmelidir ki, yüklü taşınmaz maliki bakımından taşınmazı üzerinde üst hakkının varlığı, üst … ilişkisinin sürdürülmesi çekilmez hale gelmelidir.

… Medeni Kanununun 832’inci maddesi hükmüne göre üst hakkının devri, devrin sonucunda malikin kazanacağı yapılara karşılık gelen uygun bir bedelin ödenmesi veya bedelin güvence altına alınmasına bağlıdır. Uygun bedelin ödenmesi veya güvence altına alınması, devre ilişkin talep hakkının koşulu değildir. Başka bir ifadeyle ağır yükümlülük ihlali ile üst hakkının süresinden önce devrini isteme …, bir yenilik doğuran hak olarak doğar. Yüklü taşınmaz maliki yenilik doğuran hakkını kullanınca, taraflar arasında bir devir ilişkisi doğar veya mevcut sözleşmesel ilişki tasfiye ilişkisine dönüşür. Üst hakkının yüklü taşınmaz malikine devri ve uygun bedelin ödenmesi borçları bu ilişki çerçevesinde doğar. Bu ilişki çerçevesinde, üst hakkının yüklü taşınmaz malikine devredilmesi bakımından Kanunun 832’inci maddesi bir def’i … tanır. Dolayısıyla, üst … sahibinin ağır yükümlülük ihlalinde bulunması, taraflar arasında devir ilişkisinin doğmasına yol açacak yenilik doğuran hakların kullanılması bakımından bir şart iken, uygun bedelin ödenmesi veya güvenceye bağlanması bu ilişki kapsamında … devir borcunun ifasını talep bakımından bir savunma imkanı oluşturmaktadır.

… Medeni Kanununun 832’inci maddesinde yer alan uygun bedel, bir borca aykırılığın sonucu değildir. Aksine yüklü taşınmaz malikinin üst hakkının devralmasıyla kazanacağı yapılara karşılık oluşturmaktadır. Bu itibarla taraflar arasında satış ilişkisine benzer bir ilişki oluşur. Bu nedenle söz konusu bedel teknik bakımdan tazminat olarak nitelendirilemez. Uygun bedelin tutarı, devir sonucunda yüklü taşınmaz malikine intikal edecek yapılar nazara alınarak belirlenecektir.(Oğuzman, K.; Seliçi, Ö.;…-…, S.: Eşya Hukuku, İstanbul 2021, s.993 vd.)

… Medeni Kanunun 831’inci maddesi düzenlemesi bakımından ağır yükümlülük ihlalinin tespitinde, haklı neden kavramından yararlanılması mümkündür.

Haklı sebep kavramı kanunda tanımlanmamıştır. Üst hakkının sağladığı yetkilerin ağır şekilde aşılıp aşılmadığı veya üst … sözleşmesinden … borçların önemli ölçüde ihlal edilip edilmediği … Medeni Kanunu’nun 4’üncü maddesi çerçevesinde hâkim tarafından belirlenir. Söz konusu belirlemede hâkim somut olayın özellikleri ve dürüstlük kuralına göre (TMK m. 2) sözleşme ile bağlı kalmanın taraflar için çekilmez hâle gelip gelmediğini göz önünde bulundurur.

Bunlarla birlikte; taşınmaz maliki, azami yüzyıl veya daha kısa süreli kurulmuş üst hakkını … Medeni Kanununun 831’inci maddesi hükümlerine dayalı olarak sona erdirmek istediği takdirde, kendisine tanınan bozucu yenilik doğuran hakkını kullanabilir. Ancak her hak gibi bozucu yenilik doğurucu hak da geçerli olarak doğmuş olmadıkça sahibine geçerli bir hukuki sonuç sağlamaz. Üst … sahibi, süresinden önce sona erdirme veya devir talebi konusunda, malikin bu hakka sahip olması için gerekli koşulların oluşmadığını öne sürebilecektir. Anılan savunma sebebi olgular itiraz konusunu oluşturup, hakim tarafından re’sen gözetilmesi gerekecektir.(Özmen, E.Saba; Korkmaz T., Kamu Arazilerinde Turizm Amaçlı Kurulmuş Üst Hakkının Sona Ermesinde Yaşanan Problemler, 2020, s.175)

Somut olayda; Mahkemece, davalı tarafça 02.09.1996 tarihli protokol kapsamında ve haklı kullanım olduğu savunulsa da, bu protokolün tarafı olmayan davacıya karşı anılan protokolün ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile elatmanın önlenmesine karar verilmişse de; taşınmazlar 02.09.1996 tarihli kullanım sözleşmesi ile İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından … A.Ş.’nin kullanıma tahsis ve teslim edilmiş olup, inşâ edilecek binalar karşılığında 16.04.1999 tarihli resmi senet ile taşınmazlar üzerinde İzmir Büyükşehir Belediyesi lehine 49 yıllığına irtifak … tesis edilmiştir.

İrtifak …, Belediye tarafından 25.03.2004 tarihinde terkin edilmiş olsa da terkin edilme tarihine kadar geçen sürede geçerliliğini koruduğundan irtifak hakkının Belediye’ye sağladığı yetki doğrultusunda … A.Ş’ye verilen kullanım hakkının da geçerli olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre; davalı şirketin irtifak … kapsamının dışındaki yerlere ilişkin bir kullanımı olduğu da iddia ve ispat edilemediğinden dava tarihinde aralarındaki sözleşmeye göre kullanımında haksız işgalci olduğu ispatlanamamıştır. Nitekim, İzmir 4. İdare Mahkemesi’nin 2005/709 Esas 2006/477 Karar … ilamında da aynı sebeplerle davalı şirketin haksız işgalci konumunda olmadığı açıklanmıştır.

Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme ve protokollere itibar edilmeyerek yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi hatalı görülmüş, açıklanan sebepler doğrultusunda bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının “V.C.3.2” numaralı bölümde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.