YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/26648
KARAR NO : 2013/10079
KARAR TARİHİ : 16.04.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, 2873 sayılı Kanuna aykırılık, Hakkı olmayan yere tecavüz etme
Hüküm : Her iki sanık açısından;
1) 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden zamanaşımı nedeniyle düşme,
2) 2873 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden beraat,
3) Hakkı olmayan yere tecavüz etme suçu yönünden, 5237 sayılı TCK’nın 154/2, 62/1,50/1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıklar haklarında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, 2873 sayılı Kanuna aykırılık suçundan beraatlerine ilişkin hükümler katılan … ile katılan … vekili tarafından, hakkı olmayan yere tecavüz suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler ise sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Keşif tarihinde mera alanına vaki tecavüzün devam ettiğinin belirlenmesi karşısında; temadi eden hakkı olmayan yere tecavüz suçu yönünden sanıklar haklarında iddianame ile dava açıldığı tarihte hukuki kesintinin oluştuğu, suç tarihinin iddianamenin düzenlendiği “06/05/2010” tarihi olduğu, 2863 ve 2873 sayılı Kanunlara aykırılık suçları yönünden ise suç tarihinin “10 yıl ve öncesi” olduğu gözetilmeksizin gerekçeli karar başlığında tüm suçlar yönünden “19/09/2009” şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
… tarafından yapılan ihbar üzerine sanıklar haklarında başlatılan soruşturma kapsamında, jandarma tarafından düzenlenen 22/04/2010 tarihli tutanaklar ve Yeşilhisar Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 09/02/2009 tarihinde icra edilen keşif neticesinde; Kayseri İli, Yeşilhisar İlçesi, Ovaçiftlik Köyü, Saray Mevkiinde bulunan, Bakanlar Kurulunun 27/02/2006 tarih ve 2006/10122 sayılı kararı ile belirlenen “Sultan Sazlığı Milli Parkı” sınırları içerisinde ve aynı zamanda Kayseri Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 26/06/1993 tarihli, 1493 sayılı ve 25/03/2003 tarihli, 3409 sayılı kararları ile belirlenen 1. ve 3. derece doğal Sit alanı içerisinde yer alan, sanık … ile sanık …’in eşi olan …’in müşterek mülkiyetinde bulunan 163 parsel sayılı taşınmazda ve 456/6 parsel sayılı köy tüzel kişiliğine ait mera alanında izinsiz olarak fiziki ve inşai faaliyette bulundukları, 163 numaralı parselin 3. derece doğal sit alanı içeresinde bulunan güney kesiminin ve 456/6 numaralı mera arazisinin bir kısmının sanık … tarafından tel çit ile çevrildiği, üzerinde tek katlı betonarme bina ile kerpiç ev ve ahırın bulunduğu arazinin bahçe olarak kullanıldığı, tel çit ile çevrili arazinin ise tarla olarak kullanıldığı, yine 163 sayılı parselin 1. derece doğal sit alanı içerisinde yer alan kuzey kesiminin ve 456/6 numaralı mera arazisinin bir kısmının sanık … tarafından tel çit ile çevrildiği ve bahçe olarak kullanıldığı hususlarının tespit edildiği, mahkemece icra edilen keşfe katılan fen elamanı, ziraat, inşaat ve çevre mühendisleri ile peyzaj mimarından oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 25/07/2010 ve 01/03/2011 havale tarihli raporlar ile; sanıklar tarafından sit alanının bahçe olarak çevrilmesinde kullanılan beton babalar ve tel çit örgülerin inşai ve fiziki müdahale niteliğinde bulunduklarının ve yaklaşık olarak 10-12 yıl önce yapıldıklarının, beton babaların ve tel çitlerin görüntü kirliliğine neden olmadığının, sanık … tarafından kullanılan alanda briket duvar taşıyıcılı bir ev ve belirtilen eve ait bir tuvalet, kerpiç ahır ve samanlık ile mesken olarak kullanılan, karma sistemde inşa edilmiş bir yapı bulunduğunun, belirtilen yapılarda kullanılan malzemeler ve yıpranma durumları nazara alındığında, briket duvar taşıyıcılı ev ve tuvaletin 25 yıllık, kerpiç ahır ve samanlığın 10 yıllık, mesken olarak kullanılan yapının ise 20 yıllık olduğunun, köyün yerleşik hayatı geçmişe doğru incelendiğinde mevcut yapıların çevresel anlamda herhangi bir görüntü kirliliğine neden olmadığının, doğal hayatın ve köy yerleşim düzeninin siluetini değiştirecek nitelikte bulunmadığının belirlendiği anlaşılmış olup, “Sultan Sazlığı Milli Parkı”sınırları ile aynı zamanda 1. ve 3. derece doğal sit alanı içerisinde bulunan dava konusu taşınmazda sanıklar tarafından gerçekleştirilen izinsiz uygulamalar, 2863 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca inşai ve fiziki müdahale niteliğinde bulunmakla birlikte, söz konusu imalatların yapılış tarihleri nazara alındığında mahkemece sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesine aykırılık suç yönünden açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesinde, yine sanıkların Sultan Sazlığı Milli parkı sınırları dahilinde izinsiz olarak gerçekleştirdikleri uygulamaların inşa tarihlerinin, dava konusu yerin Bakanlar Kurulunun 27/02/2006 tarih ve 2006/10122 sayılı kararı ile “Milli Park”olarak tespitinden önce olduğu, 2873 sayılı Kanunun 21. maddesine aykırılık suçun unsurlarının oluşmadığı, mahkemece sanıkların anılan suç yönünden beraatlerine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmakla;
1- Katılan … ile katılan … vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanıklar haklarında yapılan yargılama sonunda 2873 sayılı Kanuna aykırılık suçunun unsurlarının oluşmadığı, sanıklara yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan,
Sanıklar haklarında yapılan yargılama sonunda 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan kamu davasının, zamanaşımının dolduğu gerekçe gösterilerek mahkemece düşmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, katılan … ile … vekilinin, beraat ve düşme kararlarının eksik inceleme ve araştırma sonucu verildiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 2873 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ve 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan haklarında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine ilişkin hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
2-Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Soruşturma evresinde ve yargılama aşamasında mahkemece icra edilen keşifler ve keşiflere katılan bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlar ile sanıklar tarafından köy tüzel kişiliğine ait olan ve öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş bulunan 456/6 numaralı mera arazisinin bir kısmını izinsiz olarak işgal ettiklerinin ve belirtilen alanda inşai ve fiziki müdahalede bulunduklarının tüm dosya kapsamı ile sabit olması karşısında;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların hakkı olmayan yere tecavüz suçundan beraatlerine karar verilmesi gerektiğine, haklarında erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümlerde 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak hapis cezası alt sınırdan belirlendiği halde, adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Kanuna aykırı olup, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, mahkumiyete ilişkin hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hakkı olmayan yere tecavüz suçundan tesis edilen hükümlerin (C) bentlerinin (C-1) ve (C-2) numaralı alt bentlerinde yer alan gün para cezası miktarlarının sırasıyla “5 gün” “4 gün” adli para cezası olarak değiştirilmesine, (C-3) numaralı alt bentlerinde yer alan “ 150 gün karşılığı” ve “3.000 TL” ibareleri çıkarılarak yerine “ 4 gün karşılığı” ve “80 TL” ibareleri eklenerek hükümlerdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümlerin isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.