YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20980
KARAR NO : 2013/11138
KARAR TARİHİ : 24.04.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1, 89/2-d, 52/2. maddeleri uyarıncamahkumiyet
Tebliğname Düşünce : Ret – Bozma
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve Mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahalli Cumhuriyet savcısının, 23/06/2010 tarihli kararı, 03/08/2010 havale tarihli dilekçe ile CMUK’un 310/3. maddesinde düzenlenen temyiz süresi geçtikten sonra temyiz ettiği anlaşılmakla, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 310 ve 317. maddeleri uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
2- Sanık müdafinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a- Keşan Belediyesi tarafından, Belkoop konutlarının ihalesinin … isimli şirkete ihale edildiği, konutların mobilya işlerinin Gürhan mobilyaya yaptırıldığı, konutlarının 2003 yılında alıcılara teslim edildiği, katılanın, 2005 yılında kazanın meydana geldiği konutu satın aldığı ve oturmaya başladığı, yaklaşık 2 yıl sonra, mutfak dolabının yerinden tamamen sökülerek katılanın üzerine düşerek nitelikli şekilde yaralanmasına neden olduğu olayda, sanığın genel müdürü olduğunu beyan ettiği … inşaat firmasının, dolabın yapım ve montaj işini üstlenen taşeron firmanın çalışmalarını yeteri kadar gözetip denetlemediği ve kusurlu olduğu anlaşılmakla birlikte, tanık …’ün 26.02.2008 tarihli beyanında, şantiye şefinin … isimli şahıs olduğu yönündeki ifadesi de dikkate alındığında, şantiye sorumlusu olarak görevlendirme yapılıp yapılmadığı belirlenerek, yapılmış ise ilgili kişinin, yapılmamış olması halinde ise sanığın sorumlu olacağının gözetilmesi gerekirken, dosya arasında bulunan bilirkişi raporlarında, sorumluların kesin olarak tespitiyle buna uygun olarak kusur dağılımında tereddüt oluştuğundan, tarafların kusurları yönünden maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkarılıp olayın etraflıca aydınlatılması ve kusur oranının dosya kapsamına uygun belirlenmesi bakımından iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak başka bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen bilirkişi raporuna dayanılarak eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- Suça konu dolap içerisinde bulunan malzemelerin tespiti ile düşmesinin kullanma hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda rapor alınması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
c- Mağdurun yaralanması ile ilgili raporların bulunduğu Keşan Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/242 Esas sayılı dosya aslı yerine, tasdiksiz suretleri üzerinden karar verilmesi,
d- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (f) bendinde yer alan “failin kastının yoğunluğu” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 24.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.