YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1090
KARAR NO : 2023/4257
KARAR TARİHİ : 23.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/165 E., 2016/378 K.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Pazarcık Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2016/165 Esas, 2016/378 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 12.04.2021 tarihli ve 18-2016/377272 sayılı hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz isteği; sanığın cezalandırılması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Müştekinin kendisine ait olan … numaralı telefonunu 24.10.2014 ve 27.10.2014 tarihlerinde, …’ın kendisine ait … numaralı hattı ile arayarak hakaret ve tehdit ettiğini beyan ettiği, yapılan soruşturmada, alınan HTS kayıtlarında bir çok kez aradığı, arama sürelerinin ”0 saniye” olduğu müştekinin, hakaret ve tehdit iddiaları yönünden ek takipsizlik kararı verildiğini, sanığın suçlamaları kabul etmediğini, alınan HTS kayıtlarında da görüldüğü gibi, sanığa ait telefon ile müştekiye ait telefon çok sık ve ısrarla arandığından huzur ve sükunu bozma suçunun unsurlarının oluştuğu iddiası ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kamu davası açılmıştır.
2.Mahkemece; sanığın aşamalardaki özdeş savunmaları ve tanık …’ in kendi çocukları ile görüşmek için sanığın cep telefonunu kullanarak bizzat müştekiye kendisinin aradığını beyan etmesi, tanığın bu beyanının sanık savunmasını doğruladığı hususu da dikkate alındğında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair, üzerine atılı suçu işlediğini gösteren, bu suçtan cezalandırılmasını gerektirir, her türlü şüphe halini aşarak tam bir vicdani kanaat edinilmesini sağlayacak boyuta ulaşan delilin elde edilememesi nedenleri ile 5271 sayılı Kanun 223 üncü maddesinin 2 inci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
3.Sanık aşamalardaki beyanlarında, üzerine atılı suçlamaları reddetmiştir.
4.Katılan aşamalardaki beyanlarında sanığın atılı suçtan cezalandırılmasını talep ederek sanık hakkındaki şikayetini devam ettirmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılanın temyizinin incelenmesinde, 5271 sayılı TCK’nn 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerini bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir, dosya kapsamında yer alan kayıtlarda ve tarafların beyanlarında sanık ile birlikte yaşayan tanık Besey’in katılanı aradığı, amacının ise çocukları ile görüşmek olduğunu beyan ettiği, bu nedenle sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair, şüphe bulunduğu anlaşıldığından beraat kararı verilmesine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Pazarcık Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2016/165 Esas, 2016/378 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2023 tarihinde karar verildi.