Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/1626 E. 2023/4260 K. 23.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1626
KARAR NO : 2023/4260
KARAR TARİHİ : 23.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/877 E., 2016/171 K.
SUÇLAR : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu 51. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2014/877 Esas, 2016/171 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 09.03.2021 tarihli ve 18-2016/256700 sayılı hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz isteği; sanığın eyleminden dolayı cezalandırılması gerektiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ile müştekinin resmi nikahlı evli oldukları, anlaşamayarak boşanmaya karar verdikleri ve ayrı yaşadıkları, suç tarihinde, sanığın, müştekinin işyerinin çevresinde dolaşarak, müşteki görüşmek istemediği halde görüşmeye çalışarak rahatsız ettiği, huzur ve sükununu bozduğu, müştekinin şikayetçi olduğu ve uzlaşmayı kabul etmediği, bu nedenle sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kamu davası açılmıştır.

2.Mahkemece; Sanığın üzerine atılı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden 5271 sayılı Kanun 223 üncü maddesinin 2 inci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

3.Sanık aşamalardaki beyanlarında, atılı suçlamaları reddetmiş, boşanma aşmasında olan eşini rahatsız etmediğini, savunmuştur.

4.Katılan aşamalardaki beyanlarında sanığın atılı suçtan cezalandırılmasını talep ederek sanık hakkındaki şikayetini devam ettirmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılanın temyizinin incelenmesinde, TCK’nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükunun bozma suçunun maddi unsurunun, sırf huzur ve sükununu bozmak amacıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulmasından ibaret olduğu gözetildiğinde; beraat kararı verilmesine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 51. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2014/877 Esas, 2016/171 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2023 tarihinde karar verildi.