YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17487
KARAR NO : 2023/23902
KARAR TARİHİ : 08.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/450 E., 2016/204 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası ile 43, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
3. Yerel Mahkemece adli emanetin … sırasına kayıtlı bıçağın 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, olayda mağdur tarafın kendisi olduğuna, hakaret etmediğine, görevi yaptırmamak için direnmediğine, kendisini arayan polislerin hakaret ettiğine ve kendisini yaraladıklarına, kararı temyiz ettiğine vesaire ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan ve şikâyetçinin polis memuru olarak görev yaptıkları, olay tarihinde görevde oldukları ve gelen anons üzerine olay yerine intikal ettikleri, yapılan GBT sorgulamasında hakkında yakalama kararı olduğu anlaşılan sanığın polis aracına bindirilmeye çalışıldığı, ancak sanığın “Ben binmedikçe araca bindiremezsiniz. Ben araca binersem karımı sinkaf edin.” şeklinde hakaret ettiği ve polislere direndiği, katılan ve şikâyetçinin güç kullanarak sanığı araca bindirdikleri, sanığın aracın içerisinde de “Siz kim oluyorsunuz beni kralı alamaz ben hepinizi sinkaf ederim benim bir sürü kesilmiş cezam var ben adam vurdum sizi de vururum akıllı olun, devletseniz beni tanıyacaksınız eğer siz beni alabilirseniz beni sinkaf edin.” şeklinde hakaret ve tehdit ettiği, sanığın adli işlemler için götürüldüğü hastanede de “Sizi vuracağım, yarın nasıl olsa çıkacağım gelip sizi bulurum sizi öldüreceğim.”,”Siz bana küfür ettiniz namusuma küfür ettiniz ben bunun için on yıl yattım iki kişi vurdum sizi de vuracağım müebbet yatsam da vuracağım sizi harbi sinkaf edeceğim.” şeklindeki sözlerle eylemlerine devam ettiği Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Karar duruşmasında hazır bulunan sanığa son söz hakkı verilmeyerek 5271 sayılı Kanun’un 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranılmak suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2. Kabule göre de;
i. Hakaret Suçundan Kurulan Hükme İlişkin
a. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi, sanığın Olay ve Olgular bölümünde anlatıldığı şekliyle Mahkemece kabul edilen polis aracına binmeden önceki ifadelerinin hakaret vasfı taşımadığı, hastanedeki sözlerinin ise görevi yaptırmamak için direnme suçunun tehdit unsurunu oluşturduğu ve hakaret eyleminin gerçekleştiği polis aracının ise aleni yerlerden olmadığı anlaşılmakla aleniyet ögesinin ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçeyle cezanın artırılması,
b. Hakaret suçunun alenen işlendiğinden bahisle kurulan hükümde artırım yapılacağı sırada 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası olan uygulama maddesinin gösterilmemesi,
c. Sanığın, hakaret sözlerini birden fazla görevliye karşı sarf etmesi ve kabulün de bu yönde olması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
ii. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükme İlişkin
Zincirleme suç uyarınca yapılan artırım sırasında gerçekleştirilen eylem ve mağdur sayısına göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanırken artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesini gerektiren bir neden bulunmadığı gözetilmeksizin 1/2 oranında artırım yapılmasına karar verilmesi,
iii. Müsadere Hükmüne İlişkin
Güvenlik tedbiri olan müsadere hükmün bir parçası niteliğinde olup, olay tutanağı ve katılan ile şikayetçinin beyanlarına göre sanığın üst aramasında ele geçen ve emanetin … sırasına kayıtlı bıçağı suçta kullanmadığı ve … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 07.01.2015 tarihli uzmanlık raporuna göre bıçağın 6136 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinde belirtilen yasak niteliğini haiz bıçaklardan olmadığının anlaşılması karşısında; suçta kullanılmayan ve taşınması veya bulundurulması bizatihi suç teşkil etmeyen bıçağın müsadere edilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken (2-i,c) bendindeki bozma yönünden 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.11.2023 tarihinde karar verildi.