Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/17429 E. 2013/11445 K. 26.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17429
KARAR NO : 2013/11445
KARAR TARİHİ : 26.04.2013

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince beraat

Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşıoy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklanmasıdır. Ceza Muhakemesi Kanununun 230. maddesinde ise hükmün gerekçesinde, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, bunun nitelendirilmesinin yapılması, Ceza Kanununda öngörülen sıra ve esalara göre cezanın ve ayrıca cezaya mâhkumiyet yerine veya yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine ya da ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususa ilişkin istemlerin kabul veya reddine dair dayanakların gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, yasa koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmaktadır. Hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi ise 1412 sayılı Kanunun 308/7 ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1-g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır.İncelenen dosyada, bu ilkelere uymayarak oluş ve dosya kapsamı ile bağdaşmayacak şekilde, gerekçesi belirtilmeden sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı şeklinde, sanığın eylemi gösterilmemek ve tartışılmamak suretiyle yasal gerekçeden yoksun hüküm kurulması,
2- Sanığın otobüs ile gece vakti ıslak zeminde aydınlatması bulunan caddede park ettiği yerden kontrolsüz şekilde çıktığı sırada, sanık ile aynı istikamete seyreden mağdur sanık … nin motosikleti ile yol ortalarında ve yolun soluna yakın kısımlarında çarpışmaları sonucu motosikletin savrularak orta refüje çarpması şeklinde meydana gelen olayda; mağdur sanık …’nin aracında bulunan ve sanıktan şikayetçi olmayan mağdur Alican Horasan’ın yol kenarında park halinde duran sanığın otobüs ile birden yola çıkıp yolu kapattığına ilişkin beyanı, kaza tespit tutanağında sanığın manevraları düzenleyen genel şartlara uymayarak asli kusurlu olduğunun ve sanığın olayın hemen akabinde yapılan kontrolde sanığın 0.95 promil alkollü olduğunun tespit edilmesi karşısında; sanığın asli kusurlu olduğu ve eylemini bilinçli taksir ile gerçekleştirdiği hususunda tereddüt bulunmaması nedeni ile dosya kapsamına uygun olan kaza tespit tutanağı esas alınarak sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 26.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.