YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13233
KARAR NO : 2010/16966
KARAR TARİHİ : 19.10.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kira parasının 1250 TL’ye indirilmek suretiyle uyarlanması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacının taşınmazda kiracı olarak bulunduğunu , 2009 yılı itibariyle talep edilen kiranın aylık 2625 TL. olduğunu, Belediye başkanlığının gözetim ve denetiminde üst kata inşaat yaparak faaliyete geçirdiğini ancak sit kurulundan gerekli izin çıkmayınca ruhsat verilemediğini ve üst katın faaliyetten men edildiğini dolayısıyla kararlaştırılan kira bedelinin yüksek olduğunu beyan ederek, aylık kiranın 1250 TL.’ye indirilmek suretiyle uyarlanması ve tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, işlemin temelinden çökmesi durumunun gerçekleşmediği, kira sözleşmesine bağlılık kuralının geçerli olduğu, böylelikle de uyarlama davasının şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 1.1.2007 başlangıç tarihli ve 3 yıl sürelidir.
Kısa süreli sözleşmelerde, koşullar borçlu için ağırlaşmış olsa bile (sözleşmeye bağlılık) ilkesi içinde borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. O halde denilebilir ki, uyarlamanın gerektirdiği olağanüstü koşullar nedeni ile edimler arasındaki dengenin aşırı ölçüde (kiracı) davacı aleyhine değiştiğinin kanıtlandığı takdirde işlem temelinin çökmesi nedeniyle sözleşmenin kira parasına ilişkin hükmü için uyarlama gerçekleştirilebilir.
Somut olayda, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, uyarlama davasının şartları oluşmamıştır.Ancak, kiracının da BK.md.249 uyarınca kira bedelinden uygun bir miktarın indirilmesini talep hakkı vardır.
Öyle ise mahkemece, yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.