YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10395
KARAR NO : 2010/11049
KARAR TARİHİ : 21.06.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.300 TL için icra takibine vaki itirazın iptali icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, müvekkilinin 1997 model massey ferguson marka … plakalı traktörü Cihanbeyli ilçesinde traktör alım satımı işi yapan … …’den satın aldığını, traktörü satın aldıktan sonra müvekkilinin yurt dışına çıktığını ve traktörü o zaman dünürü olduğu davalıya teslim ettiğini, davalının traktörü kullanarak başkalarına sattığını, davalı tarafından traktörün paralarının bir kısmının müvekkiline ödediğini ancak kalan 2.000 TL borcu ödemediğini bununla ilgili olarak davalı hakkında icra takibi yapıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğu ileri sürülerek itirazın iptali %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili talep ve dava edilmiştir.
Davalı cevabıanda; davacının dava konusu traktörü dava dışı tarım ürünleri ticareti yapan … …’den satın aldığını, davacı traktörü satın aldıktan sonra yurt dışına gitmesinden dolayı traktörün kendisinin kullanmasını söyleyerek traktörü kendisine bıraktığını bunun üzerine de davacı ile anlaşarak traktörü haricen davacıdan satın aldığını karşılığında traktörün bedeli olan 36.000 Alman Markını davacıya ödediğini, bunun üzerine davacınında traktör parasını, traktörü satın aldığı … Tarım Ürünleri Ticaret sahibi … …’ye ödediğini, davacının talebi üzerine dava konusu traktörün bedelinin ödendiğine ilişkin … tarım Ürünleri Ticaret ve sanayi A.Ş.ne ait 28.08.1997 tarihli faturanın kendisi (davalı) adına düzenlendiğini dolayısıyla davacıya borcu olmadığının savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava konusu traktörün önce davacı tarafından satın alındığı, yurt dışına gitmesi nedeniyle traktörü davalıya teslim ederek traktörün davalı tarafından kullanılmasını istediği bu sırada traktörün haricen davalıya satıldığı bunun karşılığında davalının traktör bedeli olan 36.000 Alman Markını davacıya ödediğini beyan ettiği, davacı tarafçada halen 2000 TL’nin ödenmediğini idda ederek eldeki davayı açtığını, davalının ” davacı taraftan
traktörü aldım ancak bedelini ödedim, kendisine hiçbir borcum yoktur” şeklindeki beyanının bağlantılı bileşik ikrar mahiyetinde olduğu bu ikrarın bölünemeyeceği, ispat külfetinin ikrar eden davalıda değil, davacıda olduğunu, davacı tarafından da davalının traktörün kalan son taksidini ödemediği iddasını yazılı delil ile ispatlayamadığı, davacı tarafa yemin teklif hakkınında hatırlatıldığı, davacı taraf vekilince yemin hususunun takdirini mahkemeye bıraktıklarını beyan ettikleri, dosya kapsamına göre mahkemece de re’sen yemin teklifine gerek olmadığının değerlendirildiği, davacı taraf iddasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; davalının “davacı tarafın traktörünü aldım ancak bedelini ödedim kendisine borcum yoktur” şeklindeki ikrarı, mahkemece de kabul edildiği gibi bileşik bağlantılı ikrar mahiyetindedir. Yerleşmiş Yargıtay Uygulamalarına göre bileşik bağlantılı ikrarda ispat külfeti ikrar eden taraftadır. İkrar eden kişi ikrarda ileri sürdüğü vakıalarını (ödemelerini) ispatla yükümlüdür. Burada ispat külfeti ikrar eden davalıdadır. İspat külfetinin ters çevrilerek değerlendirme yapılıp davanın reddine karar verilmiş olması doğru değil ise de, tüm dosya içerisinden anlaşıldığı gibi davalı dava konusu traktörün bedelini davacıya elden ödemiş, bunun üzerine davacıda traktör bedelini traktörü satın aldığı … Tarım Ürünleri Ticaret ve Sanayi A.Ş’ye ödemiş, davacının talebi üzerinede traktörün bedelinin ödendiğine ilişkin … Tarım Ürünleri Ticaret ve Sanayi A.Ş.nin 28.8.1997 tarihli faturası davalı … adına düzenlenmiş bunun üzerine traktör davalı adına tescil edilmiştir. Bu belgeler karşısında artık davalının davalıya borcu kalmamıştır. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi sonuç itibariyle doğrudur.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 21.06.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.