YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6167
KARAR NO : 2010/7690
KARAR TARİHİ : 29.04.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 3000 TL manevi, 500 TL maddi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın manevi tazminat yönünden kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davalının etkili eylemine maruz kalan davacı için maddi ve manevi tazminat istenilmiş; mahkemece, iddia sabit görülerek, manevi tazminat kısmen kabul edilmiş, maddi tazminata ilişkin delil ibraz edilmediği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak basit etkile eylem nedeniyle davalı hakkında açılan ceza davasına müdahil olarak katılan davacı o davada avukatı marifetiyle temsil edilmiş olup, avukata ödenen ücrete ilişkin serbest meslek makbuzu örneği de dava dilekçesi ekinde sunulmuş olduğuna ve BK’nun 46/1. maddesi uyarınca; cismani zarara uğrayan, zarar- ziyanını ve bütün masraflarını zarar verenden isteyebileceğine göre davacının maddi tazminat isteminin kabulü gerekirken reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, davalı iş bu davada vekille temsil edildiği halde, karar başlığında davalı vekilinin ad ve adresinin yazılmamış olması yanında, reddedilen istem yönünden de lehine avukatlık ücretine hükmedilmemiş olması usul ve yasaya (HUMK mad. 388; Av. K. md. 163) uygun görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.