Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/3857 E. 2010/6330 K. 12.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3857
KARAR NO : 2010/6330
KARAR TARİHİ : 12.04.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 2.153.41 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davalılara satılan 4310 kg sütün bedeli 2153,41 TL’nin ödenmediği ileri sürülerek tahsili talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının davalılardan … yönünden temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davada, davacı delil olarak “süt toplama kartı” ile “tanık” beyanlarına dayanmaktadır. Süt toplama kartının antet kısmında davalılardan … ve dava dışı … isimleri yazılıdır. Mahkemece, davacının dayandığı bu belgedeki (miktar belirten ifadelerin) davalı (…) tarafından yazılıp yazılmadığı hususu araştırılmamıştır. Şayet süt toplama kartındaki yazıların davalı … eli ürünü olduğu anlaşılır ise yazılı delil başlangıcı kabul edilerek davacı tanıkları dinlenebilecek ve oluşacak duruma göre hüküm kurulabilecektir.
Yine, somut olayda süt toplama işleminin HUMK’nun 293. maddesi hükmü gereğince (senede raptında teamül oluşup oluşmadığı) araştırılmamıştır. Bir hukuki işlemin yapıldığı bölgede halin icabına, gereklerine ve tarafların durumuna göre devamlı olarak senede bağlanmamasının adet haline gelmesi ve bu hususun zamanla herkes tarafından uyulmak suretiyle kararlı bir nitelik kazanmış bulunması ve aynı zamanda kamuoyu tarafından bu teamüle inanılmış bulunması halinde ( HUMK.nun 293/4. maddesi uyarınca ) şahit dinlenerek akdi ilişkinin varlığı kanıtlanabilir.
O halde mahkemece, açıklanan yönlerde inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.