YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14190
KARAR NO : 2023/23055
KARAR TARİHİ : 24.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/681 E., 2015/529 K.
SUÇ : Fuhuş
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece; sanıklar hakkında fuhuş suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ayrıca sanık … hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz isteminin, herhangi bir temyiz sebebi içermeyen süre tutum dilekçesiyle ileri sürüldüğü, gerekçeli kararın yöntemince tebliği üzerine temyiz sebeplerinin bildirilmediği görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların hakkında tefrik kararı verilen inceleme dışı sanık S.C.’nin işlettiği otelde iştirak halinde fuhuşa yer temin ederek maddi kazanç sağladıklarından bahisle cezalandırılmaları talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; “Suç tarihinde emniyet müdürlüğüne yapılan ihbar uyarınca otel olarak işletilen işyerinde fuhuş yapıldığı ihbarı uyarınca bu durumun tespiti açısından sivil polisler tarafından o bölgede fuhuş yapan bayanlarla pazarlık yapılıp mağdur olarak beyanı alınan G.B. ile müşteri gibi davranan polis memurunu fuhuş yapmak amacı ile otele gittikleri, otel resepsiyonunda bulunan sanık …’ın polis memurundan oda ücreti alıp oda tahsis ettiği, görevli polisin mağdur ile odaya çıktıklarında fuhuş parasını verip bilahare kimliğini açıklayarak tutanak düzenlendiği, aynı bölgede görev yapan güven timlerine bağlı polislerin de aynı otelde diğer odalarda da kontrol yaptıklarında fuhuş yapan G.Y. ve D.P.’yi müşterileri ile birlikte odalarda suç üstü tespit edip onlar hakkında da tutanak düzenlendiği, sanıklar yargılama aşamalarında suçlamayı kabul etmeyip oteli gerçek işletenin S.C. olduğunu, kendilerinin yardım etmek amacı ile geçici olarak bulundukları sırada müşterilere oda tahsis edip ücret aldıklarını savunmuşlar ise de sanıklardan …’ın otel müşteri listesinde adı müşteri olarak bulunmasına rağmen mağdur anlatımlarına ve 23.03.2013 tarihli tutanağa göre bir kısım müşterilere oda tahsis ederek ücret aldığı gelen bayan ve erkek şahıslardan kimlik sormayıp otel listesine müşteri olarak kayıtlarını yapmadığı, şahısların otele fuhuş amacı ile geldiklerinin sanıklar tarafından bilinmediği savunmalarının yerinde olmayıp suçu inkara yönelik olduğu otel işletme belgesinin S.C.’ye ait olmayıp süresi geçmiş bir belge olduğu fiilen işletenin soruşturma aşamasındaki ifadesine göre S.C. isimli şahıs olduğu sanıkların 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi anlamında suçun S.C ile birlikte doğrudan doğruya fiilen işleyen failler olarak kabul edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak” sanıkların mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanıkların sosyal ekonomik durumu ve verilen adli para cezasının miktarları gözetilerek taksitlendirilmemesinde ve mahkemece erteleme hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin gerekçesinde isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Olay yakalama ve para teslim alma tutanağı, tanık anlatımları, mağdur beyanları ile tüm dosya kapsamına göre; sanıkların üzerine atılı suçun sübuta erdiğinin kabulüne dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sanıklara yükletilen fuhuş eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanması hususunda bir karar verilmemiş ise de, anılan maddede belirtilen hak yoksunluklarının uygulanmasının hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olup infaz aşamasında gözetilebileceği,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede de hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.10.2023 tarihinde karar verildi.