YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/22057
KARAR NO : 2023/6428
KARAR TARİHİ : 12.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/260 E., 2016/767 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde
yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2010 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 54 üncü maddenin dördüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Hatay 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 22.06.2010 tarihli ve 2010/96 Esas, 2010/494 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 13.09.2010 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Hatay 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 18.01.2011 tarihli ve 2010/96 Esas, 2010/494 Karar sayılı Ek kararı ile infaz işlemlerinin yenilenmesine karar verilerek tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Hatay 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 08.03.2012 tarihli ve 2011/51 Esas, 2012/241 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 inci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesi üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca takdir edilen 6 ay 20 gün hapis cezasına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Karar 27.04.2012 tarihinde kesinleşmiştir.
D. Sanığın denetim süresi içinde 08.12.2014 tarihinde işlediği “Uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 16.09.2015 tarihli ve 2015/12 Esas, 2015/189
Karar sayılı mahkûmiyet kararının kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Hatay 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 tarihli ve 2016/260 Esas,
2016/767 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesi ve 52 inci maddesi uyarınca 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii 03.05.2016 tarihli süre tutum dilekçesi ile temyiz talebinde bulunmuştur.
III. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
09.01.2010 tarihli suça konu olayda uyuşturucu maddenin miktarı, ele geçiriliş biçimi ve olayın oluş şekline göre; delillerin değerlendirilmesi ve sanığın eyleminin ticari amaçlı uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılıp belirlenmesi görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait oluğu dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, kovuşturmanın sürdürülerek hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Hatay 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 tarihli ve 2016/260 Esas, 2016/767 Karar sayılı kararının, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.07.2023 tarihinde karar verildi.