Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/5926 E. 2013/11923 K. 30.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5926
KARAR NO : 2013/11923
KARAR TARİHİ : 30.04.2013

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm : 1.475,60 TL maddi, 1.000 TL manevi tazminatındavalıdan alınarak davacıya verilmesine.

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre; davalı vekilinin ve davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı,tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, 128 gün süreyle tutuklu kalan davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayıp eksik tayini,
2- Davacının, beraat ettiği davada kendisini vekille temsil ettirdiğinin anlaşılması karşısında, beraat kararının verildiği tarihte geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine aykırı şekilde vekalet ücretinin noksan tayini ile eksik maddi tazminata hükmedilmesi,
3- Davacının bir suç soruşturması sırasında 12.02.2002 tarihinde tutuklandığı ve 20.06.2002 tarihinde nakti kefalet karşılığında tahliye edildiği, soruşturma sonunda 09.02.2010 tarihinde beraatine hükmedildiği, davacının 18.02.2010 tarihinde nakti kefaletin iadesini talep ettiği ve aynı gün nakti kefaletin iadesi yönünde ek karar verildiğinin anlaşılması karşısında davacının yatırılan kefalet parasının emanette kaldığı sürece bu paraya tahakkuk edecek faizi isteyebileceği nazara alınmadan yazılı gerekçeyle eksik maddi tazminata hükmedilmesi,
4- Davacı tarafından ayrıca maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin açılmış başka bir tazminat davasının bulunup bulunmadığının maliye hazinesinden sorulmaması,
Kanuna aykırı olup, davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, isteme aykırı olarak, BOZULMASINA, 30.04.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.