Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/7794 E. 2023/9982 K. 19.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7794
KARAR NO : 2023/9982
KARAR TARİHİ : 19.10.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1505 E., 2023/192 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/559 E., 2021/469 K.

Taraflar arasındaki malul olduğunun ve malulen emekliliğe hak kazandığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin babası …’ın 06.01.1984 tarihinde vefat ettiğini, vefatından önce malüllük aylığı almakta olması sebebiyle müvekkilinin SGK Başkanlığına yetim aylığı alabilmek amacıyla başvuru yaptığını, davalı Kurumun 13.06.2013 tarihli cevabında müvekkilinin çalışma gücünü en az 2/3 oranında yitirmediğini bu sebeple de yetim aylığı bağlanamayacağını kendisine bildirdiğini, her ne kadar müvekkilinin çalışma gücünün 2/3’ünü kaybetmediği, bu sebeple de kendisine yetim aylığı bağlanamayacağı ifade edilmişse de, bu beyanının gerçeği yansıtmadığını, öyle ki, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 30.04.2013 tarihli Sağlık Kurulu Durum Bildirir raporunda müvekkilinin rahatsızlığının süreğen nitelikte olduğu ve çalışarak hayatını kazanmasına engel olduğu tıbbi kanaatine varıldığının ifade edildiğini, aynı zamanda müvekkilinin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/293 Esas sayılı dosyası sebebiyle Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumundan alınan 25.02.2013 tarihli raporunda da, müvekkilinin davranış bozukluğu ve depresif bozukluk yaşadığının ifade edildiğini, müvekkilinin kendi başına hayatını devam ettiremediğini, çalışamadığını ve sürekli başkalarının bakımına ihtiyaç duyduğunu belirterek, davacı müvekkilinin maluliyetinin ve yetim aylığı almaya hak kazandığının tespitine, hakediş tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının babası …’ın 06.01.1984 tarihinde vefat ettiğini, davacı vekili tarafından 28.01.2015 tarihli dilekçe ile yetim aylığı talebinde bulunulduğunu, talep üzerine davacının müvekkili Müdürlüğe müracaat ederek yeniden hastaneye sevk edilmesi gerektiğine ilişkin 17.02.2015 tarih ve 2 771 021 sayılı yazılarıyla davacı vekiline bilgi verildiğini, davacıya maluliyet sebebiyle yetim aylığı bağlanabilmesi için Kurum tarafından hastaneye sevk edilmesi ve Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından çalışma ve meslekte kazanma gücünün en az %60’ını kaybettiğine karar verilmesi gerektiğini, müracaatla ilgili olarak yazı göndermelerine rağmen davacının müvekkili Müdürlüğe müracaat etmediğini, eğer davacının Kuruma müracaatı sağlanırsa, meslekte çalışma ve kazanma gücünün ne kadarını kaybettiğine ilişkin rapor aldırılacağını ve yetim aylığını hak edip etmediğinin tespit edileceğini, davacı tarafın yetim aylığı bağlanması için gerekli olan raporun aldırılması konusunda Kuruma müracaat etmeden dava açtığını, dava dilekçesindeki, talebimize 60 gün içinde cevap verilmemiştir iddiasının da yerinde olmadığını, çünkü davacı vekiline, yukarıda tarih ve sayısını bildirdikleri yazılarıyla, …’ın Kuruma müracaat ederek yeniden hastaneye sevkinin gerektiğinin bildirildiğini, bu nedenle müvekkili Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini, öncelikle müracaat sağlanarak Kurum işleminin sonucunun beklenmesi gerektiğini yine davacı, dava dilekçesinde geriye dönük olarak hakediş tarihinden itibaren yetim aylıklarının faiziyle ödenmesini talep etmekteyse de bu talebinin de reddedilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, 5510 sayılı Kanun’un 97 nci maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımı süresi geçmekle davacının bu talebinin de zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili Kurumca yapılan işlemlerde yasaya ve mevzuata aykırılık bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davacının SGK sicil dosyasının incelenmesinde, Eskişehir Osmangazi Üniversitesine sevk olunan davacı hakkında düzenlenen Kurum Sağlık Kurulu kararı ile davacının çalışma iş gücünün %60’ını kaybetmediğine ilişkin karar verildiği, bu rapora itirazlar üzerine Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alındığı, Yüksek Sağlık Kurulunun 19.10.2012 tarih ve 79/8287 karar sayılı heyet raporunda davacının çalışma gücünün %60’ını kaybetmediği ve malul sayılamayacağına oy birliği ile karar verildiği görülmüştür. Yine Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nin 25.01.2021 tarihli kararı ile davacının çalışma gücünü %60 kaybetmediğine dolayısıyla malul sayılamayacağına karar verilmiştir. Adli Tıp raporu ile Yüksek Sağlık Kurulu raporları arasında çelişki oluşmadığından hükme esas alınmıştır. Davacının engel oranı ile bu yönde düzenlenen raporlar gözönüne alındığında; 5510 sayılı Kanun’un 25 inci maddesi gereğince davacının malül sayılamayacağı ve bu itibarla somut olayda 5510 sayılı Kanun’un 34/1-b, 2 maddesi uyarınca aylık bağlanma koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, müvekkilinin kendi başına hayatını devam ettiremediğini, çalışamadığını ve sürekli başkalarının bakımına ihtiyaç duyduğunu, mahkemece bu durumun gözardı edildiğini, eksik inceleme ve araştırma yapıldığını, davanın kabulü gerektiğini, kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek, kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının Kuruma müracaat ederek maluliyet oranının tespiti ve yetim aylığı bağlanması talebinde bulunduğu, müracaat üzerine davacının çalışma gücünün en az %60 kaybetmediğine, Kurum sağlık kurulunca karar verildiği, karara karşı itiraz üzerine YSK’ca düzenlenen raporda, yine davacının çalışma gücünün en az %60 kaybetmemiş olduğuna, malül sayılamayacağına karar verildiği, bunun üzerine davacı tarafından iş bu davanın açıldığı, davacının maluliyetinin tespiti için rapor için Adli Tıp 3. İhtisas Kuruluna gönderildiği, Adli Tıp Kurulunca düzenlenen raporda ise yine davacının çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmemiş olduğundan malül sayılamayacağına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, birbirini doğrulayan YSK ve Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulu raporları dikkate alınarak verilen kararın yerinde olduğu görülmüştür.

Bu nedenlerle dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde yer verdikleri hususları belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının malul olduğunun ve malulen emekliliğe hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 25, 95 inci maddeleridir.
3. Değerlendirme
Somut dosyada, dava davacının malul olduğunun ve malulen emekliliğe hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ve gerekse de ATK 3. İhtisas Dairesi raporu nazarında yazılı şekilde karar verilmiş ise de, mahkeme kararı sonrası 28.09.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp aynı tarihte yürürlüğe giren Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile 03.08.2013 tarihli ve 28727 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin yürürlükten kaldırıldığı anlaşılmıştır.
Yargılama safhasında yürürlüğe giren söz konusu mevzuat kapsamında da değerlendirme yapılması gerektiğinden, mahkemece 28.09.2021 tarihli Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında, maluliyetin bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu’ndan rapor alınıp (maluliyetin bulunduğuna karar verilmesi durumunda başlangıcın, yönetmeliğin yürürlük tarihi olduğu gözetilmek kaydıyla) sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.