Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/8648 E. 2013/11201 K. 24.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8648
KARAR NO : 2013/11201
KARAR TARİHİ : 24.04.2013

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
Hüküm : 5.233 TL maddi ve 3.000 TL manevi tazminatındavalıdan alınarak davacıya verilmesine

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere göre; davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Davacının bir suç soruşturması kapsamında 28.03.2009-13.08.2009 tarihleri arasında 138 gün süreyle tutuklu kaldığı, tutuklanmasına konu olan suç nedeniyle Hatay 1 . Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/330 Esas – 2010/307 Karar sayılı dava dosyasında 19.10.2010 tarihinde hakkında beraat hükmü verildiği, polis olan davacı hakkında üzerine isnad edilen suçlama nedeniyle başlatılan idari soruşturma kapsamında ise davacının 25.03.2009 – 25.12.2009 tarihleri arasında görevinden uzaklaştırıldığı -açığa alındığı-, davacıya açığa alındığı dönem için maaşından yapılan kesintilerin iade edildiği ancak açığa alındığı dönem içindeki özel harekat ve operasyon tazminatı –terör tazminatı- ücretlerinin davacıya ödenmediği, görevinden uzaklaştırıldığı dönem içindeki terör tazminatı ücretlerini alamadığını iddia eden davacının bu talebi ile ilgili olarak sadece tutuklu kaldığı 28.03.2009-13.08.2009 tarihleri arasında alamadığı terör tazminatı ücretlerinin net ücret miktarının çalışacağı gün sayısı ile çarpılması suretiyle belirlenecek meblağın kendisine 5271 sayılı Kanun’un 141. ve devamı maddeleri kapsamında ödenebileceği, tutuklanmadığı fakat açıkta kaldığı 25.03.2009-28.03.2009 ve 14.08.2009 – 25.12.2009 tarihleri arasındaki terör tazminatı ücretlerinin ise idare hukukunun genel esasları çerçevesinde idari yargıda devlet aleyhine tazminat davası açılarak talep edebileceği düşünülmeden fazla maddi tazminata hükmedilmesi,
2- Polis memuru olan davacının maddi ve manevi zararlarını tutuklandığı dönemde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 141. ve devamı maddeleri kapsamında talep edebileceği ancak davacının 2008 yılında 6 maaş taltifi, 2010 yılında 7 maaş taltifi aldığını, tutuklu kalması nedeniyle 2009 yılı içinde hiç taltif maaşı alamadığını iddia etmesi karşısında, maaş taltifinin kişinin çalışma performansı, görevinde gösterdiği başarı, hizmetleri ve liyakatı da göz önüne alınarak maaş taltif komisyonunca belirlendiği, dolayısıyla maaşla birlikte ödenmesi zorunlu bir kalem olmadığı, ihtimaller ve afaki değerlendirmeler ile maddi zararın tespit edilemeyeceği gözetilmeden, davacının alıp almayacağının belli olmadığı maaş taltifinin maddi zarara eklenmesi suretiyle fazla maddi tazminata hükmedilmesi,
3- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, 138 gün süreyle tutuklu kalan davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayıp eksik tayini,
4- Yasal faizin açıkca tahliye tarihinden itibaren talep edilmesine rağmen kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarı için faizin tutuklama tarihinden itibaren başlatılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 24.04.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.