Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/12634 E. 2010/15155 K. 27.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12634
KARAR NO : 2010/15155
KARAR TARİHİ : 27.09.2010

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçsinde; davacı ile davalının evlilik dışı ilişkileri sonucunda 10.03.2005 tarihinde müşterek bir çocuklarının olduğu, ancak davalının küçüğün giderlerine herhangi bir katkısının bulunmadığı ileri sürülerek, küçük için aylık 1.500 TL nafaka ile birlikte doğum giderlerinden kaynaklanan 6.657,00 TL alacağın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece, iştirak nafakası isteminin kısmen kabulüyle aylık 800 TL nafakanın tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 328/1. maddesi uyarınca; çocuk ergin oluncaya değin ana ve babanın bakım yükümlülüğü vardır. Yine 329/1. maddesinde de; çocuğa fiilen bakan ana veya babanın, diğerine karşı nafaka davası açabileceği düzenlenmiştir.
Davada; bu yasal düzenlemeler uyarınca küçük lehine iştirak nafakasına hükmedilmesi istenilmiş ise de; çocuk evlilik dışı dünyaya gelmiş olup babası olduğu ileri sürülen davalı arada nesep bağı bulunmadığını savunmuştur. Gerçekten de dosya arasında çocukla davalı arasında Türk Medeni Kanunu hükümlerine uygun olarak soybağının tesis edildiğine dair herhangi bir belge bulunmamaktadır.
O halde; küçükle davalı arasında Türk Medeni Kanununun 282 ve devamı maddeleri uyarınca soybağı kurulmadan nafaka takdiri doğru değildir.
Ayrıca; dava dilekçesinde doğum giderlerinden kaynaklanan bir kısım alacağın da tahsili istenilmiş olup, bu talep hakkında herhangi bir hüküm tesis edilmemiş olması HUMK.nun 388 – 389. maddelerine uygun olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.