YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1542
KARAR NO : 2010/3262
KARAR TARİHİ : 01.03.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4887 lira tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Dava, davalı yanın haksız eylemi sonucu kamu görevlisinin zarar görmesi nedeniyle davacı tarafından 2330 sayılı yasa gereğince ödenen nakdi tazminatın rücuen ödettirilmesi istemine ilişkindir. Yargıtay HGK’nun 23.2.2000 gün ve 2000/4-103 Esas ve 124 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere davacı idarenin yaptığı ödeme nedeniyle zarar verene kusuru oranında rücu … bulunmaktadır. Kamu görevlisinin zararı, haksız eylemin meydana geldiği tarihte gerçekleşmiş olup, davalının sorumluluğu da aynı tarihte başlayacağından tazminatın haksız eylem tarihindeki koşullar itibariyle belirlenmesi gerekir.
Somut olayda haksız eylemin 07.10.2000 tarihinde meydana geldiği, Nakdi Tazminat Komisyonu kararının ise 14.07.2008 tarihinde alındığı, bu kararın içeriğinden komisyon kararı tarihindeki en yüksek devlet memuru aylığı gözetilerek hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Haksız eylem tarihindeki en yüksek devlet memuru aylığı esas alınarak tazminatın belirlenmesi gerekirken, mahkemece olay tarihinden sonra alınan komisyon kararı tarihindeki ölçütlere göre belirlenen tazminatın rücuen ödettirilmesine karar verilmesi bozma nedenidir.
Öte yandan davacı zararının kamu görevlisine ödeme yaptığı tarihte oluşması nedeniyle ödeme gününden itibaren faize hükmolunması gerekirken mahkemece komisyon kararı tarihinden faiz yürütülmesi de ayrıca bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.