Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2009/21478 E. 2010/3145 K. 01.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/21478
KARAR NO : 2010/3145
KARAR TARİHİ : 01.03.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 4.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili; müvekkilinin eşi … nun … … mah. 12 parselde 1/3 hisse sahibi iken ölümü dolayısı ile intifa hakkını seçmesinden dolayı 1/6 oranında kanuni intifa … sahibi olduğunu, davalının aynı taşınmazda 2 nolu bağımsız bölümün maliki olduğunu ve bugüne kadar müvekkiline intifa hakkına dair hiç bir ödeme yapmadığını, bu nedenle 5 yıllık süre için toplam 4000 YTL ecrimisil tutarının yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tapu kaydı incelendiğinde; şerh bölümünde davacı … lehine 2.6.1987 tarihinde bahçe vasfında iken intifa … işlendiği, ancak taşınmaz üzerine bina yapılmakla 14.12.1994 tarihinde kat irtifakı kurulduğu, davalıya ait 2 nolu bağımsız bölümü 07.11.1996 tarihinde dava dışı … ‘nin satın aldığı, davalının ise ondan 30.11.2001 tarihinde satın aldığı anlaşılmıştır. İntifa hakkının 7-8-12-14 nolu bağımsız bölümler üzerinde devam ettiği, Tapu sicil müdürlüğü tarafından düzenlenen resmi senede ve tapu kaydına göre davalı taşınmazı satın alırken intifa hakkından bahsedilmediği ve bu şekilde intifa … bulunmaksızın satın aldığı anlaşılmaktadır.
O halde, kat irtifakı kurulurken intifa … davalıya ait bağımsız bölüm üzerinde devam ettirilmediği gibi, taşınmazın intifa … ile birlikte satıldığı ispat edilmeden, davalı iyi niyetle taşınmazı satın alan ve kullanan 3. cü kişi konumunda olmakla, davanın kabulü doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 1.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.