YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15342
KARAR NO : 2023/23483
KARAR TARİHİ : 01.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/135 E., 2016/126 K.
SUÇLAR : Hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında,
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesine,
2. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle aynı maddenin ikinci fıkrası, 62 nci ve 50 nci maddeleri uyarınca 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; katılanların ve tanıkların beyanları arasındaki çelişkinin giderilmeyerek eksik inceleme sonucu karar verildiğine, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmasına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanların trafik ekibinde görevli polis memurları oldukları, suç tarihinde uygulama yaptıkları sırada sanığın sevk ve idaresinde bulunan aracın uygulama noktasına geldiği, yapılan ölçümde sanığın 1.06 promil alkollü olduğunun anlaşılması üzerine hakkında idari işlemlere başlanıldığı sırada katılanara ”G…nüz yiyorsa bu cezaları gidin doğuda yazın, bu a… koyduğumun kanunu hep …’de uygulanıyor, yazın yazabildiğiniz kadar cezayı.” şeklinde sözler söyleyerek hakaret ettiği iddia ve Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrasındaki ”Adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenleme gereğince alenen işlenen hakaret suçunun üst sınırının iki yılın üzerinde olması nedeniyle basit yargılama usulü uygulanamayacağından, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun ise seri muhakeme usulü kapsamında kalması nedeniyle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık savunması, katılanların beyanları ile tanıkların aşamalardaki anlatımları, 18.12.2014 tarihli olay tutanağı, olay yeri görgü tespit tutanağı, alkol tutanağı, görev belgesi ile tüm dosya kapsamından; sanığın üzerine atılı suçları işlediği sabit görülerek mahkumiyetine dair Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı, sanığın adli sicil kaydında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil eden sabıkasının bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Hakaret eyleminin aleni sayılan cadde üzerinde işlendiği sabit olmasına rağmen 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde aynı Kanun’un 58 inci maddesi uygulanmamış ve hapis cezasının ertelenmesine engel sabıkası olduğu halde aynı Kanun’un 51 inci maddesi uygulanmış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmakla, ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
1. Hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.11.2015 tarih, 2014/12-388 Esas ve 2015/403 Karar sayılı ilamın belirtildiği üzere erteleme kararı ile belirlenecek denetim süresinin “cezayı aleyhe değiştirme yasağına” konu olamayacağı nazara alınarak sanık hakkında belirlenen denetim süresinin hükmolunan ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeden, denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi ve uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetli görülmemiştir.
2. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden;
a. Yapılan yargılamaya tüm dosya içeriğine göre sair nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak, sanık hakkında temel cezanın ay üzerinden belirlenmesi, artırım ve indirimlerin de bu miktar üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeyerek gün üzerinden belirlenerek sanık hakkında eksik ceza tayini,
b. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’ a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesi’nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla “seri muhakeme usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin birinci fıkrasının a-3 bendi kapsamına giren trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 250 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedeniyle, karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Hakaret Suçundan Kurulan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B-1) nolu bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan denetim süresinin belirlenmesine ilişkin paragrafa; “1 yıllık deneme süresine tabi tutulmasına” ibaresinin çıkarılıp yerine “1 yıl 1 ay 10 gün denetim süresine tabi tutulmasına” ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasına “5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen ve üçüncü fıkrasında belirtilen kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B-2) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.