YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/606
KARAR NO : 2023/4557
KARAR TARİHİ : 31.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/122 E., 2016/395 K.
SUÇLAR : Kişilerin huzur ve sükununu bozma, tehdit
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2016/122 Esas, 2016/395 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma ve tehdit suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.10.2022 tarihli Tebliğname ile hükmün onanması görüşüyle Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Akşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde “Yapılan yargılama sonunda; iddia, savunma, müşteki beyanları, telefon kayıtları, mesaj tutanakları, ekonomik ve sosyal durum araştırma belgesi, nüfus ve adli sicil kayıtları ile dosya kapsamında mevcut toplanan tüm deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar sanık hakkında Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma ve Tehdit suçlamasıyla dava açılmış ise de; sanık …’ın katılan …’ın oğlunun kız arkadaşının eski erkek arkadaşı olduğu, katılan …’ın oğlu ile konuşmak için sanık …’ın katılan …’yi aradığı fakat telefonun … tarafından açılmadığı, …’ın tanımadığı bir numaranın kendisini araması üzerine şikayetçi olduğu, ayrıca sanık tarafından “o telefonu açacan mı, eve geleyim mi” şeklinde mesaj gönderildiğinden bahisle şikayetçi olduğu, sanığın sırf kişilerin huzur ve sükununu bozmaya yönelik kasıtlı hareket ettiğine yönelik herhangi bir unsurun dosya kapsamında bulunmadığı, ayrıca mesaj içeriğinde de tehdit unsuru olmadığından sanığın üzerine atılı “Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma ve Tehdit” suçlarının unsurları itibariyle oluşmadığından CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ” denilmiştir.
2. Sanık beyanında “Ben müşteki …’ı tanımam, ancak arkadaşımın kızı olan …. isimli yeğenimle müştekinin oğlu olan … isimli şahıs arasında arkadaşlık varmış, olay günü Hatice Büşra beni aradı, ‘abi ben intihar etmek üzereyim, … babama çıplak fotoğraflarımı ve porno videolarımı facebook üzerinden göndermiş, ben şifresini bildiğim için siteye girdim ve fotoğraf ve video’yu sildim, ancak beni günde on defa arıyor ve hergün göndereceğini mutlaka babama gösterip izleteceğini söylüyor’ dedi. Bunun üzerine ben … ile görüşmek için telefonunu aradım, ‘neden böyle yapıyorsun, gel konuşalım’ dedim. O da bana sinkaflı sözler hakaret etti. Ancak ben kendisine önce cevap vermedim, daha sonra hakaretine devam edince aynı şekilde ‘ben senin’ diye cevap verdim, kesinlikle kendisine ‘gelirsem senin ananı, bacını sinkaf ederim, gelirsem sizi kaldırtırım’ şeklinde hakaret ve tehdit içeren sözlerde bulunmadım, ayrıca …’in kullandığı cep telefonu numarası annesinin üzerine kayıtlıymış, annesine karşı herhangi bir eylemim olmadı, daha sonra …’i görüşmek amacıyla yeniden aramama rağmen telefonuma cevap vermedi, bu sırada ben durumu polislere bildirmiştim, polislerde bana …’i ara yerini öğren bize bildir dedikleri için ısrarla …’i aradım ancak, telefonu açmadı, bunun üzerine bende telefona tam olarak hatırlayamamakla birlikte ‘aç şu telefonu konuşalım’ şeklinde mesaj gönderdim, kesinlikle tehdit kastım yoktur, iddianamede yazıldığı şekilde ‘o telefonu açacan mı, eve mi geliyim mi’ şeklinde mesaj göndermedim, dediğim gibi sanığın bana küfürlü sözlerle hakaret etmesi ve arkadaşımın kızını kandırmış olması ve şantaj da bulunması sebebiyle bana ettiği küfürlerin aynen iadesi şeklinde beyanda bulundum. Bunun haricinde başkaca bir eylemim olmadı, kaldı ki bu olaylar üzerine … tutuklanmıştır. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmem, suçsuzum beraatimi talep ederim” demiştir.
3. Katılan soruşturma aşamasındaki beyanında “… benim oğlum olur. 13/12/2015 tarihinde pazar günü geç saatlerde benim kullanmakta olduğum … telefonu birisi aradı. Arayan numara telefonuma kayıtlı bir numara olmadığı için telefonu açmadım. Bu nedenle telefonu oğlum açtı. Arayan erkek şahıs oğluma biz eşek başı mıyız niye telefonu açmıyorsunuz dedi. Oğlumda kim olduğunu sormuş. O da yarbay olduğunu söylemiş. Ardından da oğluma sinkaflı şekilde küfür etmiş. Tehditte bulunmuş. Ben oğlumla yapılan bu görüşmeleri duymadım. Ancak daha sonra oğlum bana anlattı. Bu kişi benim telefonumu aramadan önce oğlum … ‘ın telefonunu aramış. Ona ulaşamayınca beni aradığını anladık. Bu kişinin kim olduğunu bilmiyoruz. Bu kişinin tespit edilmesi için kullanmakta olduğum telefonun kayıtlarının çıkarılmasına rıza gösteriyorum … Bu şekilde benim telefonumu arayan ve oğluma hakaret ve tehditlerde bulunan bizi rahatsız eden bu kişiden davacı ve şikayetçiyim. Cezalandırılmasını istiyorum. Uzlaşmak istemiyorum.”, mahkemede ise ” Ben yabancı numara beni arayınca açamam, telefon çaldığında telefonu oğluma verdim, sanığı kesinlikle tanımam, oğlum tanıyor, oğlumun eski kız arkadaşının artık nesi bilmiyoruz, şikayetçiyim, katılma talebim vardır.” demiştir.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun maddi unsurunun, sırf huzur ve sükununu bozmak amacıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulmasından ibaret olduğu gözetildiğinde, somut olayda katılan sanığın kendisini araması nedeniyle huzur ve sükununun bozulduğunu ve oğlunun tehdit edildiğini iddia etmesine karşın, sanığın katılana ait telefonu katılanın oğlu ile sanığın arkadaşının kızı arasındaki ilişki nedeniyle doğan sorunlara ilişkin aradığı anlaşılmakla, mahkemece suçun kanuni tanımında yer alan sırf huzur sükun bozma amacının gerçekleşmediği ve tehdit unsuruna da rastlanmadığı kabulü ile sanığın beraatine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. İddianamede sanık hakkında hakaret suçunun da yer aldığı ve bu suçtan da dava açıldığı görülmüş olup, bu suça ilişkin olarak zamanaşımı süresince hüküm tesis edilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Akşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2016/122 Esas, 2016/395 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.