Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/21874 E. 2011/3450 K. 07.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/21874
KARAR NO : 2011/3450
KARAR TARİHİ : 07.03.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde yanlar arasındaki kira sözleşmesinden kaynaklanan muarazaanın men-iyle 5737 sayılı Kanunun 20.maddesi uyarınca tahliye istenemeyeceğinin tesbitine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın görev yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; davacının 40 yılı … sürede beri davacı … Müdürlüğüne ait taşınmazda kiracı olduğu, ancak davalı idarenin gönderdiği yazı ile binanın 5737 sayılı Kanunun 20.maddesi uyarınca yıkılıp yerine yeni bir bina yapılacağından bahisle davacının tahliyesini istediği, oysa ki taşınmazın 6570 sayılı yasaya tabi olduğu, davacı hakkında 5737 sayılı yasanın 20.maddesi uyarınca işlem yapılamayacağı ileri sürülerek, yanlar arasındaki muarazaanın men-ine karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece; davanın valilik makamınca 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 20.maddesi uyarınca tahliyeye yönelik olarak yapılan idari işlemin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması talebine ilişkin olduğu, bu işlemin idari bir işlem olması nedeniye de idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında kiracı-kiralayan olarak özel hukuktan kaynaklanan “kira sözleşmesi” ilişkisi bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davalı idarenin 5737 sayılı Vakıflar Kanunun 20. maddesi uyarınca tahliyeye yönelik olarak işlem yapmış olması taraflar arasındaki özel hukuk ilişkisini ortadan kaldırmaz. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde adli yargı merciileri görevli olup, Mahkemece yanılgılı değerlendirme ile görevsizlik kararı verilmiş olması … olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 7.3.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.