YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/19630
KARAR NO : 2011/3524
KARAR TARİHİ : 08.03.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde şimdilik 5500 TL ecrimisilin yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili dilekçesinde, davalı idarenin dava konusu taşınmazı 2003 yılında kamulaştırdığını, ancak davalının afet evleri yapmak amacı ile 1980 yılından beri bu taşınmazı işgal ettiğini beyan ederek şimdilik 5000 TL. ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davalı idarenin kötü niyetli olmadığı, davacıların bu konuda her hangi bir meni müdahale davası açmadıkları, davalıya dava konusu yerin tahsis işleminin sözlü olarak yapıldığı, davalının bu taşınmazı hep hazine arazisi olarak bildiği, kaldı ki davacıların bu dönem içinde ne gibi bir zarara uğradıkların da ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı idare, davacıya ait taşınmaz mala, kamulaştırma yapmadan el atmış ve davacıya bu el atılan yer için bir bedel de ödememiştir.
16.5.1956 gün ve 1/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, taşınmaz malına kamulaştırmasız el atılan kişinin, o yer üzerindeki mülkiyet hakkının devam ettiği kabul edilerek, idarenin el atmasının önlenmesini isteyeceği vurgulanmış ve ayrıca bir yenilik getirilerek, el atmanın önlenmesi yerine, mülkiyet hakkının devrine karşılık, bedel de istenebileceği kabul edilmiştir.
Sözü geçen İçtihadı Birleştirme Kararı, kamulaştırmasız el atılan yerin malikinin mülkiyet hakkını sınırlayıcı bir kural koymadığından, malikin ecrimisil isteme hakkının varlığının da, kabulü zorunludur.
Davacı, haksız işgal nedeniyle zararını, davalı idareden isteyebileceğinden bu zarar saptanıp hüküm altına alınmalıdır.
Mahkemece, ecrimisile hükmedilmesi için, koşulların oluşmadığından, bahsedilerek dava reddedilmişse de, bu koşulların neler olduğu açıklanmamış ve ecrimisil ödemeyi ortadan kaldıran açık yasal bir neden de belirtilmemiştir.
Öyle ise mahkemece, yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek, davacıların taşınmazı 6.7.1993 tarihinde edindikleri ve kamulaştırma işleminin de 2003 yılında yapıldığı, ancak davalı idarenin kamulaştırma tarihinden önce de işgal ettiği kabul edilip, yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.