Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2010/11239 E. 2010/16591 K. 03.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/11239
KARAR NO : 2010/16591
KARAR TARİHİ : 03.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair,

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Sanığın hakaret suçundan mahkumiyetinin incelenmesinde;
Tayin olunan cezanın karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle hükmün CMUK’un 305/1 .maddesi gereğince temyizi mümkün olmadığından sanık ve müdafiinin temyiz isteğinin aynı yasanın 317.maddesi gereğince REDDİNE.
2-Yaralama suçundan kurulan mahkumiyetin incelenmesine gelince;
Sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiğ Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir Araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği” görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından mağdurda meydana gelen zarar, kanaat verici ve basit bir araştırma ile saptanıp, sanıktan tespit edilen bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup, diğer koşullarında mevcudiyeti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden, sabıkasız olup, evli 3 çocuklu ve yabancı bir ülkenin büyükelçiliğinde çalışmakta olduğu anlaşılan sanığın dosyaya yansıyan olumsuz bir kişiliği de bulunmadığı halde sanığın geçmişteki hali ve yargılama sürecinde pişmanlık gösterdiğine ilişkin olumlu bir kanaatin oluşmaması nedeniyle yetersiz ve dosyaya uyum sağlamayan gerekçe ile sanık hakkında CMK nun 231.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi.
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmü olduğundan hükmün bu nedenlerle BOZULMASINA, 03.11.2010 gününde oybirliğiyle kara verildi.