YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8582
KARAR NO : 2010/9434
KARAR TARİHİ : 27.05.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 7.500,00 liralık takip nedeniyle borçlu bulunmadığının tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili, tarafların kardeş olduklarını, dava konusu taşınmazdaki pay için geriye doğru 5 yıllık toplam 7.500,00 YTL ecrimisil talebi ile müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığını, intifadan men koşulunun oluşmadığından bahisle sözkonusu takip nedeniyle davacının borçlu bulunmadığının tespiti ile %40 tazminata karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı, babalarının ölüm tarihi 2003 yılından sonra davacının hissesinden fazla yer kullanıldığı için kira istediğini, 9.4.2007 tarihinde de davacı hissesini satın alarak taşınmazın tamamına sahip olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, intifadan men koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının borçlu bulunmadığının tesbitine karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyizi üzerine dairemizce bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak verilen kararda; 2003 yılından 9.4.2007 tarihine kadar hesaplanan ecrimisil yönünden davanın reddine hükmedilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK.nun 389 maddesi gereğince, mahkemece verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüte mucip olmayacak surette sarih ve açık yazılmalıdır.
Bu maddeye göre; hüküm fıkrasının çok açık olması, infazı sırasında tereddüt yaratmayacak şekilde taraflara yüklenen hak ve vazifeleri tek tek belirtmesi gerekir. Aksi hal, hükmün icrası sırasında şüphe ve tereddütlerin doğmasına ve ilamın infaz edilememesine neden olur.
Mahkemece, bozmaya uyularak verilen kararda 20.5.2008 tarihli bilirkişi raporu (davacının fazladan kullandığı alan için hesaplanan 3.315,00 TL) nazara alınmadan ve ecrimisil miktarı sayısal olarak belirtilmeden, açık olmayan bir hüküm kurulmuştur.
O halde mahkemece, davacı …’un fazla kullandığı alanlar için davalıya ödenmesi gereken ecrimisil hesabında 20.5.2008 tarihli bilirkişi raporu nazara alınarak (takibe konu miktarın 7.500,00 TL olduğu da gözönünde tutularak) davanın kısmen kabulü, kısmen reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.