Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/3370 E. 2023/4668 K. 12.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3370
KARAR NO : 2023/4668
KARAR TARİHİ : 12.10.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1427 E., 2021/3267 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/271 E., 2019/351 K.

Taraflar arasındaki asıl dava, ipotek bedelinin uyarlanması ve alacak, birleştirilen dava ise ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın asıl davada davacılar-birleştirilen davada davalılar … ile … vekili, asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar … … …, … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar vekili, asıl davada davacılar-birleştirilen davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılardan … ve … murisi … …’ün, müvekkillerinin murisi … …’dan karzen 50.000,00 TL aldığını ve bu miktarın tamamını teminen maliki bulunduğu İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesi, Safra Mahallesi, … Mevkiinde, 961 parseldeki 645/4135 hissesinin tamamını 05.02.1963 tarihinde, 337 yevmiye numaralı ipotek akdi ile birinci derecede ipotek akit tarihinden itibaren 1 yıl faizsiz olarak … …’ya ipotek suretiyle rehin ettiğini, daha sonra taşınmaz hisselerinin ipotekle yükümlü olarak satıldığını, davalılar … ve …’ün ipotekli taşınmazda 581/4134, …’ın 17/4134, …’ın 30/4131, …’ın 17/4134 hissesinin bulunduğunu, davalılar … ve … tarafından Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün 2015/11558 Esas … dosyası ile hukuka aykırı şekilde, 1963 tarihindeki ipotek bedeli olan 50.000,00 liranın bugünkü karşılığı olarak 6 sıfırın atılması suretiyle belirlenen 5,00 TL depo edilmek ve ipotek alacaklılarına muhtıra göndermek suretiyle ipoteğin fekkini talep ettiklerini, açılan ipoteğin fekki davasının hakkın suistimali niteliğinde olup iyi niyet ve dürüstlük kurallarıyla bağdaşmadığını, ipoteğin tesis edildiği 1963 tarihinin üzerinden uzun bir zaman geçtiğini, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile ipotek bedelinin günümüze uyarlanarak alacağın tüm fer’ileriyle tespiti ve şimdilik 1.000,00 TL olan alacağın yasal faizleriyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

“İpotek akdi ile, birinci derecede ipotek akit tarihinden itibaren 1 yıl faizsiz olarak … MÜMTAZ TURANLI’ya ipotek suretiyle rehin ettiğini, ayrıca akit tarihinden itibaren 1 yıllık vade içinde borç ödenmediği takdirde geçecek günlerin % 7 faize tabi olacağını, bunun yanında mahkeme, icra masrafı, avukatlık ücretinin de borçlunun ödeyeceğinin kararlaştırıldığını”

2. Birleştirilen davada davacılar vekili; Küçükçekmece ilçesi, Safra Mahallesi, … mevkii, 961 parselde en son olarak davacılar tarafından ipoteğe konu borç 0,23 TL ve davalıların Mahkemenin 2016/271 Esas … dosyasında hesaplandığını, 0,25 TL’nin üzerinde 5,00 TL icra veznesine depo edildiğinden dolayı davacıların 581/4134 hissesi, …’ın 17/4134 hissesi, … Karabatan’ın 30/4134 hissesi, …’ın 17/4134 hissesi üzerindeki ipoteğin fekkini istemişlerdir.

II. CEVAP
1. Davalılardan … cevap dilekçesinde; davacıların iyi niyetli olmadığını, kendisinin tapu kayıtlarında hisse oranının 17/4134 olduğunu, alacağın tamamının bütün davalılardan talep edilmesinin hakkaniyete ve hukuk kurallarına uygun olmadığını beyan etmiş olmakla, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

2. Davalılardan … ve … vekili mahkememize sunduğu 21.06.2016 havale tarihli cevap dilekçesi ile müvekkilleri tarafından Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün 2015/11558 Esas … dosyasından borçlu sıfatıyla ipoteğin fekki için takip başlattıklarını, alacaklıların süresinde takibe itiraz etmeyerek icra takibinin kesinleştiğini, davanın temyiz edildiğini, bu nedenle derdestlik itirazının bulunduğunu, davadaki sorunun 05.02.1963 tarihindeki 50.000 liranın ETL tutarındaki borcun mu yoksa güncellenmiş borcun mu ödeneceği noktasında olduğunu, ipotek bedelinin güncellenmesinin söz konusu olmadığı, iş bu davada, alacaklı davacı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesiyle ilgili bir icra takibinin başlatılmadığından takip masrafları ve vekâlet ücretinin söz konusu olmadığını, müvekkillerinin murisinin de davacıların murisinin de öldüklerini, dolayısıyla ipotek borcunun ödenip ödenmediği konusunun belirsiz olduğunu beyan etmiş olmakla, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

3. Dahili davalılardan … … cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı muris olan babası alırken, taşınmaz parası olan 250.000,00 TL’nin tarafından ödendiğini, hiçbir şekilde ipotekli şekilde satın alınmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, tapu dairesinde yapılan satış akdi sırasında evrakların tanziminde bir oyun oynanmadıysa babası tarafından ipotek şerhi altında evrak imzalanmasının mümkün olmadığını beyan etmiş, davanın reddini istemiştir.

4. Dahili davalılardan …, …, … (kendi adına asaleten, … adına vesayeten), … (kendi adına asaleten, … adına vesayeten) cevap dilekçesinde: dava konusu taşınmazın davalı tarafından ipotekli olarak satın alındığını, söz konusu ipoteğin davacı ile diğer davalı … … arasındaki hukuki ilişki nedeniyle kurulmuş olduğunu, davalı … ile bir alakasının olmadığını beyan etmiş, söz konusu alacağın tarafı ile ilgisi bulunmadığından taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

5. Dahili davalılardan … cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davalı tarafından ipotekli olarak satın alındığını, söz konusu ipoteğin davacı ile diğer davalı … … arasındaki hukuki ilişki nedeniyle kurulmuş olduğunu, davalı … ile bir alakasının olmadığını beyan etmiş, söz konusu alacağın tarafı ile ilgisi bulunmadığından taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ibraz edilen rapora göre hesaplanan faiz miktarı yeni para birimine göre 1,72 TL olarak bulunmuş, ana para 50.000 ETL olduğundan, yeni para birimine göre 0,05 TL olarak hesaplanmakla toplam ipotek bedelinin 1.77 TL olduğu açıklanmıştır.

2. Davacı tarafından takip dosyasına ipotek bedeli olarak 5,00 TL yatırılmış olduğundan bu miktarı karşılamış olduğu, toplanan tüm delillere göre davaya konu olan ipoteğin vade belirtilerek alıcının doğacak borcuna karşılık konulmuş ipotek olması nedeniyle karz ipoteği olarak değerlendirilerek; 2016/271 Esas … yargılama yönünden ipoteğin türü ve yasa hükmü uyarınca davacının güncelleşmiş bedele ilişkin talebinin yerinde olmadığına,

3. 2018/236 Esas … yargılama yönünden; yapılan hesaplama sonucu vade tarihi sonundan takip tarihine kadar faizin 1,72 TL, ana paranın 0,05 TL olmak üzere toplam ipotek bedelinin 1.77 TL olduğu tespit edilmekle icra dosyasına bu miktardan daha fazlası yatırılmış olduğundan ipoteğin kaldırılmasına, ipotek bedelinin karar kesinleştiğinde davacı-birleştirilen dava davalısına ödenmesine karar verilmiştir.

“Davaya konu ipoteğin vade belirtilerek alıcının doğacak borcuna karşılık konulmuş ipotek olması nedeniyle karz ipoteği olduğunun kabulu gerekir.Bu itibarla Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatları doğrultusunda karz ipoteğinin her hangi bir güncelleme yapılmadan ipotek akit tablosundan ödeme tarihi olarak belirtilen tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte hesaplama yapılarak bu bedelin ipotek bedeli ile birlikte ipotek alacaklısına ödenmek üzere depo ettirilmesi gerekmektedir. “

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar-birleştirilen davada davalılar vekilleri ile asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Asıl davada davacılar-birleştirilen davada davalılar … ile … vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
a. Henüz uyarlama davasının da derdest olması sebebiyle tekrar aynı konuda dava açılmasında davacıların korunmaya değer bir menfaatleri bulunmadığını, bu nedenle öncelikle birleştirilen dava yönünden dava şartlarından biri olan “davacı tarafın dava açmakta hukuki yararının bulunması” şartı gerçekleşmediğinden davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini, bu mümkün olmadığı takdirde asıl dava kesinleşinceye kadar birleştirilen davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini,

b. Mahkemece ipoteğin günümüz koşullarına uyarlanmaksızın fekkine dair verilen kararın hukuka aykırı olduğunu,

c. İpotek alacağının gerçek ekonomik değerinin uyarlanarak tahsilinin talep edildiğini, nitekim 21.01.2019 tarihli bilirkişi raporu ile 05.02.1963 tarihinde konulan 50.000 ETL cinsinden ipoteğin dava tarihinde karşılığı 163.053,87 TL olarak belirlendiğini, harcı da yatırılmış olmasına rağmen, “ipoteğin karz ipoteği olduğundan, karz ipoteğinin herhangi bir güncelleme yapılmadan ödenmek üzere depo ettirilmesi gereğinden” bahisle davanın reddedildiğini,

d. Asıl ve karşı dava yönünden aleyhimize yargılama giderleri ile vekâlet ücretine hükmedilmesi de hukuka aykırı olduğunu,

e. Henüz uyarlama ve tahsil davası neticelenmeden doğrudan ipoteğin kaldırılmasına karar verildiğini, esasen davaya ilişkin karar kesinleşmeden ipoteğin kaldırılmasına da karar verilemeyeceğini,

f. İpotek bedelinin karar kesinleştiğinde davacıya ödenmesine ilişkin kararın da hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar …, … vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı … Turanlı varisleri … ve … vekili tarafından açılan alacak davasındaki ıslah edilerek 163.055,42 TL alacak talep edilmesine rağmen reddedilen bu miktar üzerinden asıl davada davalılar vekili vekâlet ücretinin 2.725,00 TL maktu vekâlet ücreti takdir edildiğini oysa ki vekâlet ücretinin nispi olarak hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ipoteğin 1 yıl süreli ve faizsiz olarak tesis edilmiş olup sözleşmede borç vade bitiminde ödenmediği taktirde geçecek günler % 7 faize tâbi olacağı kararlaştırıldığına göre 1 yıllık vadenin bitiminden itibaren alacaklı % 7 faizi de talep edebileceğini açıklamıştır.

2. Birleştirilen dava davacılarının borcun ödendiğini ispatlayamadıkları ve Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün 2015/11558 Esas … takip dosyasına ipotek bedeli olarak 5,00 TL depo ettikleri ifade edilmiştir.

3. Bilirkişi raporunda ana para ve işlemiş faiz tutarının ayrıntılı hesaplandığı ve belirlendiği, ana para ve işlemiş faiz tutarının toplam 1,72 TL olduğu birleştirilen davanın davacıları tarafından davalılar aleyhine açılan ipoteğin fekki davasının kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki ipoteğin kaldırılmasına, icra dosyasına depo edilen 1,72 TL ipotek bedelinin ipotek alacaklıları birleştirilen davanın davalılarına ödenmesine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle asıl davada davacılar-birleştirilen davada davalılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

4. Kararda, alacağı ipotekle teminat altına alınan tarafın ipotek borçluları aleyhine bu yola mahsus takip yoluyla ipoteğin paraya çevrilmesini ve alacağının tahsilini icra dairesinden isteyebileceğini, ayrı bir alacak davası açılmakta hukuki yararı bulunmadığını, ipotek alacaklısının ipoteğin uyarlanması talebinde bulunamayacağını açıklanmıştır.

5. Dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşmasında re’sen araştırılması gerektiği, İlk Derece Mahkemesince bu gerekçeyle asıl dava davacılarının davasının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve farklı gerekçe ile asıl davanın reddine karar verilmesi sonucu itibarıyla doğru görülmüştür. Asıl dava davacılarının asıl davanın reddine ilişkin karara yönelik istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde görülmediğinden reddedilmiştir.

6. Hukuki yarar dava şartı olup davacıların davasının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verildiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7 nci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince asıl davada kendisini vekille temsil ettiren davalılar … ve … lehine 2.725,00 TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı açıklanarak, vekâlet ücretine yönelik istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde görülmediğinden reddedilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar- birleştirilen davada davalılar vekili ve asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl davada davacılar-birleştirilen davada davalılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek, sözde bir gerekçe açıklandığından gerekçeli karar hakkının ihlâl edildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

2. Asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl davada vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 114 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının h bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 … … Medeni Kanunu’nun (4721 … Kanun) 875 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 … Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacılar-birleştirilen davada davalılar vekili ve asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.