Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/17254 E. 2023/23860 K. 08.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17254
KARAR NO : 2023/23860
KARAR TARİHİ : 08.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/375 E., 2016/201 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, kararın usul ve Yasa’ya aykırı olup bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, incelemeye konu yapı durdurma tutanağında belirtilen adreste yapı ruhsatiyesi almadan veya ruhsata aykırı olarak bina yaptığı ve kendisine yapılan uyarıya rağmen eylemine devam ettiği, bu suretle imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada, Yerel Mahkemece sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yetecek nitelikte her türlü şüpheden uzak yeterli ve inandırıcı kanıt bulunmadığı ve ayrıca atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine ve incelenen dava dosyası içeriğine göre; sanık savunması, 12.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda suça konu imalatların 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapıldığının belirtilmesi ve tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın beraatine dair Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla; katılan … vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş ve Tebliğname’deki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, ”Hüküm kısmında dayanak kanun maddesi olan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin yazılmaması.” dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hüküm fıkrası çıkartılarak yerine “Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine” ibaresinin eklenmesi suretiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.11.2023 tarihinde karar verildi.