Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/3109 E. 2011/4617 K. 22.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3109
KARAR NO : 2011/4617
KARAR TARİHİ : 22.03.2011

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada; boşanma kararıyla davalı (kadın) lehine hükmedilen yoksulluk nafakası davalının sigortalı işe başlaması nedeniyle müşterek çocuklar için hükmedilen iştirak nafakalarının … oldukları için her iki nafakanın kaldırılması istenilmiştir.
Mahkemece; davalın (kadın) 600 TL ücretle sigortalı işte çalıştığı, müşterek çocuklar 18 yaşını doldurdukları için her iki nafakanın kaldırılmasına karar verilmiştir. Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
TMK.nun 176/3.maddesine göre: “İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden …; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır”.
Davacı, yukarıdaki yasa hükmü gereğince; davalının yoksulluğunun ortadan kalktığı iddiasıyla nafakanın kaldırılmasını istemektedir. Bu durumda, öncelikle yoksulluk kavramı üzerinde durmak gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 7.10.1998 tarih ve 2-656-688 sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları … kabul etmek gerekir.
Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik kararlarında “asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması” yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu kabul edilmemiştir (HGK.07.10.1998 gün, 1998/2-656 E.-1998/688 K., 26.12.2001 gün 2001/2-1158-1185 sayılı ve 01.05.2002 gün 2002/2-397-339 sayılı kararları).
Somut olayda; davacının emekli maaşı aldığı, davalının ise 600 TL aylık maaş aldığı, temizlik şirketinde çalıştığı anlaşılmıştır.
Tarafların gelir durumu karşılaştırıldığında; davalının aldığı maaş ile aldığı nafaka miktarı toplamının onu yoksulluktan kurtaracak miktarda bulunmadığının kabulü gerekir.
Mahkemece; dava tarihindeki şartlara göre, davalının yoksulluğunun ortadan kalkmadığı gözetilerek davanın reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması … görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.