YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1471
KARAR NO : 2010/5100
KARAR TARİHİ : 25.03.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6000 USD karşılığı 7.516,20 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, dava dilekçesi ile davalılar ile ortak murislerinden kalan ve hissedar olunan taşınmazlardan 2003 yılından beri istifade edemediğini, davalıların açtıkları davalar ve yarattıkları muarazalar nedeniyle yıllardır kira gelirinden yararlanamadığını, taşınmazların davalıların hakimiyetinde ve yedinde olduğunu beyanla fazlaya dair tüm talep ve dava hakları saklı kalmak üzere 6.000 USD alacağın, murislerinin vefat tarihi olan 11…..2003’den itibaren işleyecek faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davacının bir kısım yerlerin anahtarını davadan çok önce teslim aldığını, bir kısım yerlerle ilgili ecrimisil talebinin mükerrer olduğunu, davacının tasarrufuna engel olunmadığını beyanla davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, yasal haklarını kullanan insanların manevi ödence vermesi gerekmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Hakim tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez (HUMK 74.md.).
Dosya kapsamına ve dava dilekçesi içeriğine göre, davacı manevi tazminat talebini saklı tutmuş, taşınmazlarda 2003 yılından buyana istifade edememesinden … zararın (ecrimisil mi, kira gelirinden payına düşen alacak mı olduğunu belirtmeden) talep etmiş, mahkemece de talep ve dava konusu dışına çıkılarak manevi tazminat koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
O halde, davacıya iddiası ve talep konusu açıklatılarak yapılacak inceleme sonucu bir hüküm kurulması gerekirken yazılı ve yanılgılı şekilde karar tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.