YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17771
KARAR NO : 2023/3259
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2018 tarihli ve … sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 10.12.2019 tarihli ve …. sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca tanzim olunan 20.10.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.İstinaf mahkemesinin matbu, kendi içerisinde çelişkili gerekçe ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verdiğine,
2.ByLock tespit değerlendirme tutanağının hatta dosya kapsamında CGNAT kayıtlarının bulunmadığına,
3.Dosya kapsamında sanığın herhangi bir suç kastıyla veya örgütsel bir amaç ya da bağlantıyla ByLock programını telefonuna yüklediğinin kanıtlanamadığına,
4. Atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
5. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi ya da etkin pişmanlık hükümleri uygulanması gerektiğine,
6.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
” … sanığın Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı bünyesinde çalıştığı, yapılan sorgulamada sanığın kullanmış olduğu 0505 (…) (..) (..) numaralı GSM hattında ByLock programı yüklü olduğunun tespit edilmesi üzerine sanık hakkında soruşturmaya başlandığı, sanığın soruşturma aşamasında; GSM hattını yaklaşık 10 yıldır kullandığını, bu hatta ByLock programının indirildiğini açıkça ikrar ettiği, mahkememize vermiş olduğu 12.02.2018 tarihli yazılı savunmasında ise; polisin ağır baskısı neticesinde ByLock programını kullandığını belirtmek durumunda kaldığını oysa ki kullandığı programın ByLock programı olup olmadığından emin olamadığını, programın google play store’den indirilen başka bir mesajlaşma programı da olabileceğini düşündüğünü belirtmiş ise de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 17.10.2017 tarihli yazı cevabına göre sanığın 12.11.2015 tarihinden itibaren ByLock programını kullandığı anlaşılmakla savunmaya itibar edilmeyerek sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerince haberleşmede kullanılan ByLock programının kullanıcısı olduğu sabit görülmüştür. ByLock uygulamasının global bir uygulama görüntüsü altında münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgüyü mensuplarının kullanımına sunulduğu, bu durumun Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas 2017/3 Karar ve 2017/1443 Esas 2017/4758 sayılı Kararları ile ve diğer yargısal kararlarla sabit olduğu, sohbete katılma, gazete ve dergi aboneliği gibi eylemlerinin yan delil olarak örgüt üyeliğini destekler nitelikte olduğu, sanığın anlatılanlar karşısında örgütün üyesi olduğu sonuç ve kanaatine varılmış ve silahlı terör örgütü (FETÖ/PDY)’ne üye olmak suçundan cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir …”
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından suç tarihinin yanlış yazılması haricinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 10.12.2019 tarihli ve 2018/1027 Esas, 2019/798 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.